Labinot Harbuzi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Labinot Harbuzi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2011 Salı

Harbuzi Yolcu Gibi!


insidefutbol.com sitesinde 2 Kasım tarihinde çıkan, Harbuzi'nin ağzından verdiği  haberde takımdan ayrılcağına dair sözler sarfetmiş.

Çevirebildiğim kadarıyla Harbuzi, kendisini İtalya, İspanya ve Fransa'da takip eden takımlar olduğunu bildiğini ve muhtemelen teklif gelirse tercihini o takımlardan yana kullanacağını açıklamış.

Haberde Harbuzi'nin ağzından şu notlara yer veriliyor;

-İtalya, İspanya, Fransa'dan takımların beni izlediğini biliyorum.


-Kulüplerin çözüm bulması gerekir


-Eğer takımlar iyi tekliflerle gelirlerse, Gençlerbirliği ile devam edeceğimi sanmıyorum.

Çeviri hatalarım olabilir. Anladığım kadar çevirmeye çalıştım. Bu sözler üzerine kısa bir yorum yapmam gerekirse açıkçası kendi adıma Harbuzi'nin  yıllardır oynadığı futboldan memnun değilim zaten sakatlıklar yüzünden tam bir düzen tutturamadığı gibi oynadığı maçlarda da laubali oyun tarzı takıma pek fayda getirmiyordu. İyi bir teklif gelirse yolları ayırmak en mantıklı çözüm gibi duruyor bizim için.

Haberin orjinal linki; http://www.insidefutbol.com/2011/11/02/labinot-harbuzi-reveals-italian-spanish-and-french-interest/51909/

3 Ağustos 2010 Salı

Harbuzi Bilmecesi!

Avusturya'dan dönen takımımız Ankara'da ilk idmanını dün yaptı. İlk antrenmanda Thomas Doll'u görememek biraz korkuttu beni. Gelmeyecek gittiği yerden diye değil tabi ki ancak geçen senede ülkesine gidip gidip takımı yalnız bıraktığı önemli maçlar oldu ve zor durumda kaldık. O zaman bahanesi evlilikti hadi şimdi evlendide, Ralf Zumdick antrenmana çıkıyor da haberlerde okuduğuma göre uçak saatleri uyuşmadı diye mazeret uydurmak nedir daha yahu?

Neyse geçelim asıl krize. Bilindiği üzere Harbuzi 2 ay sahalardan uzak kalacak. Geri dönmesi, form tutması derken baya bir maç kaçıracak. Klasspor adlı internet sitesinin haberine göreyse Harbuzi Gençlerbirliği'nde mutsuz. Kampa kilo almış ve sakat olarak gelen Harbuzi'nin tepki görmesi sonucu mutsuz olduğunu söylemiş menajerine. Konu Doll ve Cem Onuk'a intikal edince Harbuzi direk Ankara'ya yollanmış tedavisi için ve oturup konuşulacak deniliyor haberin devamında. Yalnız uzun süre bir ses çıkmadı son durumla ilgili.

Şimdiyse iki farklı durum söz konusu bir yanda Harbuzi'nin takımla birlikte antrenmanlara başladığı söylenirken diğer yanda Serdar Dayat'ın transfer ile ilgili gelen soruya "belki Harbuzi'nin yokluğunda orta alana bir isim alabiliriz" diyerek cevap vermesi kafa karıştırıcı. Senaryo belli galiba, Harbuzi'nin aklında Galatasaray kaldı gibi. Zaten geçen sene ki o laubali oyununu devam ettirecekse yerine acil bir adam lazım. Soner dışında o mevkiide oynayabilecek bir adam gözükmüyor.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Ben Futboldan Galatasaraylı Kadar Anlamıyorum Galiba(!)

Bloga kim nerden girmiş diye bakarken Harbuzi ile ilgili yazdığım yazıya www.gscimbom.com adlı bir Galatasaray taraftar sitesinden girildiğini gördüm merak ettim açtım. Onlarda haberi tartışırlarken bir arkadaş benim blogdaki yazıyı söylemiş, biri de kopyalamış oraya. Gelsin diyenler çoğunlukta bu transfer için benim yazıya girmeden onlara değineyim. Biri Harbuzi gibi kendini kanıtlamak isteyen oyuncular iyi derken biri çok dayanıklı bir isim gelse süper olur demiş.

Şimdi Harbuzi'nin kendini kanıtlama isteğini nerede gördüler başta bunu merak ettim. Laubaliliği biraz askıya alıp oynadığı maçlardan biri 0-0 biten Fenerbahçe maçı. Sanırım bu maça bakılarak yapılan bir yorum. Hangi oyuncu büyüklere gol attıysa, biraz kendini gösterdiyse transfer edilir politikası taraftarında zihniyetine yerleşmiş anlaşılan. Dayanıklılık mevzusu ise daha vahim Gençlerbirliği'nin kaç maçını izlenip dayanıklılık damgası vurulmuş acaba Harbuzi'ye? Biz de Cem Can ve Kahe dışında hangi oyuncu varsa af edersiniz ama "osuruğuna yıkılmak" diye bir tabir vardır, işte bu tanıma tam uymakta bizim futbolcularımız. Zaten şikayetimiz bu değil mi? Boşuna mı bağırıyoruz Kahe oynamazsa ileride top tutamıyoruz hep atak yiyoruz diye. Cem Can gibi özelliksiz bir adamın cezaları hariç ilk 11'den kesilmemesinin sebebi dayanıklılığı değil mi? FM oyununun verdiği yetkiye dayanarak bir Harbuzi efsanesidir gidiyor :D.

Gelelim asıl can alıcı noktaya. Son cümlede transfer gerçekleşirse Tabata kazığına döner demiştim. O cümleye yazılmış bir yorum var aynen paylaşayım;

"Tabata'ya transfer kazıgı diyen blog kotu diyorsa direk alsınlar hatta 3'e 5'e bakmadan alsınlar"

Şimdi bunu okuyan Adnan Polat gaza gelip 3'e 5'e bakmadan Harbuzi'yi alsa İlhan Cavcav beni bulur yüksek şeref madalyasını göğsüme takar, yaptığım emeklerden dolayı teşekkür eder heykelimi Beşetepe'ye hemen kendi heykelinin yanına diktirir. Ben Tabata'nın Antep'teki oyununa laf edemem. Beşiktaş'ta ki oyunu o kadar olmasa da ona da bir lafım yok ancak 8 milyon euro bir adama veriliyorsa beklenti büyüktür haliyle. Eee durumda ortada Beşiktaş Tabata'dan ne kazanmış şu dakikaya kadar. Mevzu bu değil tabii ama Galatasaray'ın Brezilya Milli Takımının orta saha oyuncusuna verdiği para bile 7 milyon euro iken, Brezilya Milli Takımının yanından geçmemiş adama verilen bu parayı transfer kazığı olarak görmeyen kimdir parmak kaldırsın. Beşiktaşlılar bile eleştiriyor. Mevzu Tabata'nın alınıp alınmaması değil verilen para. Benimde kastettiğim Harbuzi'nin alınıp alınmaması değil verilecek para. Cavcav sağlam para almadan bırakmaz Tabata'ya döner mevzu dedim. Aynı forumda "8 Milyon euroya almadıktan sonra sorun yok" yorumu benim ne demek istediğimi anlayan biri tarafından gelmiş inancındayım. Esprili ve bana göre doğru bir yorum. Demek istediğim büyük paralara almadıktan sonra sorun yok ama İlhan Cavcav silkelemeden bırakmaz dedim. İşlerine yarar yaramaz, transfer gerçekleştikten sonra beni ilgilendirmez zaten. Bizim kaybımızda sıfır olur. Para kazancımız olur iyi olur.

Tabata transfer kazığı değilse, kötü dediğim için 3'e 5'e bakılmayacak ise keşke Galatasaray alsa Harbuzi'yi 5 milyonu kafadan verirlerse hiç bir Gençlerbirliği taraftarı da üzülmeyecektir bu adamın gidişine. Zaten şu an seveni de ne kadar fazla bilemiyorum. Kötü denilen Kahe'yi bile daha çok tutan isimler varken Harbuzi'de Galatasaray taraftarının ne gördüğü tartışılır. Galatasaraylılar Gençler maçını senede 2 belki Fener, Beşiktaş derken 4-5 defa izlerler ama biz 34 hafta izliyoruz, futbolu da takip ediyoruz. Az buçuk birşeyler biliyoruz. Gelgelelim bu mesele bana niye bu kadar dert oldu? Bende bilmiyorum. Oturmuş bir de yazı yazıyorum. Transfer olmuş olmamış Harbuzi çok önemli değil bizim için. Sadece bu yorumu getiren arkadaşın profil resmindeki isim Ayhan Akman bu transfer ile bize gelmesinde her türlüsüne razıyım :D.

Harbuzi Galatasaray'a Göreymiş(!)

Biraz blogu boşladım Gençlerbirliği amaçsız gidince. Uzaktan bakıp haberleri filan okuyordum Gençlerbirliği hakkında. Bir kaç gündür www.holigan.com.tr isimli internet sitesinin Galatasaray ile aramızda ki transfer trafiği haberlerini görüyorum. Önce Mustafa Pektemek haberi çıktı olabilir deyip çok yorum yapmadım daha sonra onunla da ilgili yazı yazacağım ama Harbuzi haberi beni acayip şaşırttı.

Habere göre Galatasaray Adnan Polat, "Harbuzi tam bize göre" diyerek İlhan Cavcav'dan bu oyuncuyu istemiş. Anlaşma kısmını bilemem ama bu haber biraz yalan geldi bana. Harbuzi bizde gösterdiği performans ile Milli Takımına seçilmiş geçenlerde ancak bizde gösterdiği performansta çok ahım şahım değil açıkçası. Uzun zamanda yedek kaldı bizde çok fazla 11'de şans bulamadı. Ayrıca bir çok maç yazımda Harbuzi'nin oyununu çok laubali olduğunu yazmıştım hala da kendini tam vererek oynadığına inanmıyorum açıkçası. Belki Harbuzi bi Jo kadar hovarda birisi değil ancak Galatasaray'ın Dos Santos gibi büyük umutlarla aldığı isimlerden gelen katkı ne ki Harbuzi'den birşeyler bekliyorlar merak ettim doğrusu.

Bu transfer gerçekleşirse kendi adıma söyleyeyim çok büyük bir kaybımız olmayacak. İlhan Cavcav'ın iyi bir para almadan bırakmayacağını düşünürsek -haber de doğruysa tabi ki- Tabata'yı bile sollayacak derecede bir transfer kazığı yaşanabilir.

Haberin tamamı burada;

26 Aralık 2009 Cumartesi

Galatasaray Harbuzi'nin Peşinde(ymiş)!


Bugün "FANATİK" gazetesinin haberinde Galatasaray'ın Harbuzi'yi istediği yazıyordu. Çok ilginç buldum haberi. Bizde ilk 11'e girmekte zorlanan adamı alıp Elano'nun yerine mi koyacaklar acep?


Cavcav'ın 3 milyon euro istediği de yazıyordu ya, Adnan Polat araların da Alparslan Erdem'in de olduğu 4 genç isimle takas teklifi götürmüş Cavcav istememiş.Fanatik gazetesinin yalan haberlerindendir yine ancak Harbuzi böyle isteksiz oynamaya devam ederse , 4 genç ile takas fikri hiç fena durmuyor.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Hoşgeldin Labinot Harbuzi

Yeni transferimiz Labinot Harbuzi bugün ilk antrenmanına çıkmış. Üstteki fotoğraf bizim formamızla çekilmiş ilk resmi. Harbuzi'yi benim gibi menejerlik oyunu tutkunları çok yakından tanıyor aslında. Çünkü o bir CM/FM efsanesi. Feyenoord forması altında oynadığı dönemde (benimde FM 2005 oyununu delicesine oynadığım dönem de) oyunda keşfetmiştim kendisini. Kendisiyle sanal tanışıklığımdan evvel biraz reel bilgilerini veriyim. Ofansif orta saha oynayan yeni oyuncumuz, İsveç'in genç yetenekleri arasında gösteriliyor. İsveç ümit milli takım formasını da giymekte kendisi. Son 2009 Avrupa Ümit Milli Şampiyonasında da İsveç milli takımı formasını giydi. Malmö takımında başlayan kariyeri, 2002 yılında daha sadece 16 yaşındayken Feyenoord'un kendisini keşfetmesiyle Hollanda'ya taşınır. Feyenoord'un as takımında çok şans bulamaz. 2006 yılına kadar durduğu Feyenoord'da çeşitli Hollanda kulüplerine kiralanır. Excelsior takımında çokça şans bulsada Feyenoord'da çok tutunamayıp 2006'da Malmö FF takımına geri döner. O günden beri de Malmö'nün kilit oyuncusu haline gelir. Geçen sene 19 maça çıktığı takımında 2 gole imza atmış ama çokça asist yaptığını okumuştum bir ara şimdi o haberi bulamadım, yalan birşey söylemeyeyim diye böyle anlatmaya çalıştım. Bu sezonda devam eden ligde 12 maçta forma giymi ve yine 2 golü bulunuyorken bize geldi.



Bu sezona hücum hattında olduça zayıf başladık ve Harbuzi transferi bu konuda nokta atış gibi gözükmekte. Hoş birde Harbuzi ile coşabilecek forvet lazım ancak alınmazsa yeni bir isim, mevcut forvetlerin coşmasını temenni edeceğiz. Tozo ilk hafta hırslı ve güzel bir defansif oyun çıkardı, bu ışıkta Tozo'nun önünde oynayacak bir Harbuzi, Tozo'nun emniyet kemerliği eşliğinde çok faydalı olmasını beklediğim bir isim. Ayrıca FM'den bildiğim kadarı ile forvette de oynayabilen Harbuzi taktiksel açıdan yardımcı olabilir. Tozo'nun yanında Jedinak konduğu vakit 2 forvetten birisi Harbuzi olabilir. Yeri geldiğinde tek forvete dönülüp gizli forvet olarakta Harbuzi kullanılabilir. Top sürmesi ve pasları iyi diye bilidğim bir oyuncu tabii yine FM oyunundan doğru söylüyorum bu bilgileri... FM demişken ordanda izlenimlerimi söyleyeyim hızlı, iyi top süren ve pas dağıtan atak orta saha idi Harbuzi. Kendisini çok defa takımıma aldım. Oyuna göre daha iyileri olsada genç yaşından dolayı gelişmeye çok müsait ve gelişen de bir futbolcuydu. Orada gördüğüm Harbuzi aynısı gibi çıkarsa Troisi ismini pek hatırlamayacağız sanırım. FM nedir? alt tarafı bir oyun deyip geçmeyin bugünün yıldızlarını herkesten önce bizler bildik. Örnek mi?

Kim Kallström - Lyon
Salomon Kalou - Chelsea
Freddy Guarin - Porto
Freddy Adu - Monaco vb. uzar gider bu liste ki yandaki takımlar şimdi ki takımlarıdır. Bu oyuncuları vasat takımlardan bulmuştuk o zamanlar.



Genç yaşında Hollanda'nın ekol takımlarından biri tarafından keşfedilip orada pişen bir oyuncu ve geri döndüğü takımında dinamo görevini üstlenmiş. Yaşı daha çok genç ve tam verimlilik döneminde uyum sorunları aşılırda sisteme uyarsa şu an itibariyle Turkcell Süper Lige damgasını vurabilecek, en büyük patlamalardan birini gerçekleştirebilecek oyunculardan birine sahibiz. Tabii tekrar belirtelim tek başına Harbuzi'ye bu kadar umut bağlamakta fazla olur neticede adamın uğraşlarını neticeye çevirecek takım arkadaşlarına ihtiyacı var ve bunu yapacaklarda forvet hattı. Yani en çok yetersiz olduğumuz yer maalesef.






Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara