Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2012 Cuma

Bir Golcü Adayı da İran'dan!


Herve Tum'un yerini doldurmaya çalışan ekibimiz dün haberini verdiğimiz İsveçli golcünün ardından gözünü İran'ın genç yeteneği Karim Ansarifard'a çevirmiş durumda. Tahran takımı Saipa forması giyen Karim Ansarifard'a Gençlerbirliği ilgisi tüm ulusal basında yer bulduğu gibi İran basınında da konuşuldu.

Ulusal basında Karim'e Marsilya'nın ilgisi olduğu yazıldı ancak İran'ın ünlü menajerlerinden Reza Fazeli'nin, golcü Karim için Alman kulüpleriyle de konuştuğu İran basınında yer bulan bilgilerin arasında. Futbolcunun müslüman olması sebebiyle Türkiye'ye sıcak baktığı söylense de, İran basınında Gençlerbirliği'nin elini Alman takımlarından daha hızlı tutması gerektiği tavsiyesi yer almakta. Tabi ki piyasayı kızıştırmak için söylenen klişelerden de ibaret olabilir bu yazılanların hepsi.

İran futbol sitesinde çıkan haberin linki; http://www.persianfootball.com/live/index.php?option=com_content&view=article&id=4282:genclerbirlii-eye-karim-ansarifard-video&catid=13:team-melli-news&Itemid=175

Karim Ansarifard Kimdir?


1990 doğumlu Karim Ansarifard, bu sezon Tahran takımı Saipa formasıyla 21 gol atarak gol krallığı tacının sahibi olmuş. İran milli takımının da 10 numarası olan Karim, 25 kez giydiği milli formayla 7 gol atmış. Golcü olmasının yanında topa hakimiyeti ve bire birde ki yeteneğiyle dikkat çekiyor Karim. Yaşının genç ve yeteneğinin bol olması Karim'i bir forvet olarak çok cazip kılıyor. 1.86 boyuyla da Fuat Çapa'nın pivot santrafor için düşündüğü boy ortalamasını yakalayabilir mi bilinmez ama standart fiziğiyle Süper Lig'in sert savunmasıyla başa çıkması en büyük handikapı gibi gözüküyor.

Aşağıdaki videoda bu sezon attığı gollerden derlemeler var. Özellikle gol vuruşu anında yaptığı akıllı hamleler çok dikkat çekici. Oyunu yerden ve zekasıyla oynamayı seven bir futbolcuya benziyor. Videoyu izleyince taraftarı heyecanlandırabilecek bir futbolcu gibi gözüküyor. Sezonun ikinci dedikodusunun nasıl sonuçlanacağını ilerleyen günler gösterecek.


16 Mayıs 2012 Çarşamba

İsveç Basınına Göre Gençlerbirliği "Mathias Ranégie" İçin Teklif Yapacak!

İsveç basınına göre Malmö'nün dev santraforu Mathias Ranégie için Gençlerbirliği 2.2 milyon Euro'luk bir teklif vermeye hazır.

www.footballtransfers.com sitesinin haberine göre Malmö'nün Guadeloup asıllı İsveçli oyuncusu Mathias Ranégie için Malmö kulübünün 15 milyon İsveç kronundan (Yaklaşık 1.6 milyon euro) kapıyı açtığı, Gençlerbirliği'nin ise 2.2 milyon euroluk bir teklif yapması bekleniyormuş.

Sitede yer alan röportajda Mathias Ranégie'nin Gençlerbirliği'nin ismini duydum ancak şu an kesin birşey yok demesi dikkat çekiyor. Türkiye'yi tanıdığını ve yaşının artık 27'e yaklaşması sebebiyle bu değişikliğin güzel olabileceğini belirten Mathias Ranégie'nin bu transfere çok soğuk bakmadığı anlaşılıyor. Ancak bu oyuncu için 1.6 milyon euro'yu gözden çıkaran ilk ekipte İngiltere'den Swindon Town olmuş. Teklif edilecek miktarı düşününce Gençlerbirliği'nin ciddiyeti hala belirsizliğini koruyor.

Haberin orjinal linki için; http://www.fotbolltransfers.com/site/news/19266

Mathias Ranégie Kimdir?


Mathias Ranégie, 1984 yılında İsveç'in Göteborg şehrinde doğmuş. IFK Göteborg, BK Hacken ve Malmö formalarıyla İsveç 1. liginde mücadele etmiş. Göteborg'da oynarken Hollanda'nın Go Ahead Eagles takımında kiralık olarak 1 sezon gönderilmiş. Özellikle 1.96'lık boyuyla dikkat çeken Mathias Ranégie, BK Hacken formasıyla attığı gollerle dikkat çekmiş ve Malmö'ye transfer olmuş. 2 sezondur Malmö forması giyen oyuncu geçen sezon 22 maçta Hacken formasıyla 18 gol, 7 maçta Malmö forması ile 3 gol atmış

Bu sezon 9. haftası oynanan ligde forma giydiği 8 maçta 4 gol 1 asisti bulunuyor. Özellikle 1.96 boyunda olması Fuat Çapa'nın bu transferde doğrudan etkisi olduğunun göstergesi olabilir. Tum'un gönderilmesi ve Ersen Martin ile yolların ayrılması sonrası ileride uzun forvet arayışını ve isteğini 1.96'lık Mathias Ranégie ile bulabilir Fuat Hoca.

Aşağıda ki videoda Hacken formasıyla attığı goller var. Malmö taraftarlarının hoşgeldin deme amaçlı hazırladığı bu videoda 1.96'lık boyuna rağmen ayağıyla attığı gollerde bir başka dikkat çeken durum.

Bakalım ilerleyen günler bu transfer hakkında neler gösterecek...


2 Mayıs 2012 Çarşamba

"Dede" Gitti!

Normal sezonu 15 golle bitirerek gol krallığında çok üstün bir performans sergileyen Burak Yılmaz'ın ardından ikinciliği elde eden Herve Tum nam-ı diğer "Dede" ile yollarımızı ayırdık.

Fuat Çapa'nın imza töreninde konuşan başkan İlhan Cavcav, gelecek sezon için ücret konusunda sıkıntı yaşadıkları Herve Germain Tum ile yollarımızı ayırdığımızı söyledi. Geldiğinde takıma vereceği katkıları konusunda büyük şüphelerimiz olsa da beklediğimizin kat kat üstünde bir performans sergileyen Herve Tum'un gidişi biraz üzdü bizleri. Özellikle kafa golleriyle hatırlayacağımız bir isim olarak kalacak bizim için Herve Tum.

Sistemimiz gereği ilerideki pivot santrafor görevi verilen Herve Tum güçlü fiziği sayesinde top saklama ve takımı rahatlatma görevini başarıyla yerine getirdi, özellikle kafayla attığı goller sayesinde takımın bu sezon başarısında da en büyük pay sahibi isimlerden oldu. Kafayla gösterdiği üstün performansı ayağına indiremeyen Herve Tum'un en zayıf ve saç baş yolduran yanı da ayakla çektiği şutlarıydı şüphesiz. Özellikle olmadık yerlerden zorlama yaptığı vuruşlar "ya sabır" çektirse de Herve Tum güzel anacağımız isimlerden biri oldu diyebiliriz.

Bu seneki performansı seneye yansıtabilir miydi? Kafalardaki en büyük soru bu olsa gerek. Özellikle çift forvet oynayacak Fuat Çapa sistemine ayak uydurup uyduramayacağı meçhuldu. Ancak forveti paylaşacağı Ermin Zec'in özellikleriyle Herve Tum'un güçlü fizik yapısı düşünülünce güzel bir ikili olabilirlerdi kağıt üzerinde.

Herve Tum'a bizleri 15 kere sevindirdiği için teşekkür ediyor ve kalan futbol yaşantısında başarılar diliyorum.


Fuat Çapa İle Yola Devam Ediyoruz!

1 yıllık sözleşmesi Spor Toto Kupasının (Gazoz Kupası) ardından bitecek olan teknik direktörümüz Fuat Çapa ile kulübümüz tekrar 1 yıllık anlaşmaya vardı. "Ne zaman imzalanacak?" "Neden imzalanmadı hala?" soruları da böylece son bulmuş oldu.

Fuat Çapa ile yola devam etmek istikrar açısından çok önemliydi. Normal sezonun bitimiyle ligi 9. bitiren ekibimiz bazı taraftarlarımız tarafından başarılı bulunmamış, benimde aralarında bulunduğum bazı taraftarlarımız tarafından başarılı bulunmuştu. Artı ve eksileriyle bu anlaşmayı değerlendirirsek geçen sezonun başarılı veya başarısız geçtiğini işin içine katmayarak söyleyebilirim ki en mantıklı tercihi yapmış bulunmaktayız.

Zaman zaman oyuncu değişikliklerinde geç kalması, taktiksel olarak yaptığı yanlışlarla yaşadığımız puan kayıpları ve yarım saat içinde 5.likten 9.luğa düşerek çemberin dışında kalmamız Fuat Çapa'nın en çok eleştirilen yönleri. Bunların yanına Ermin Zec'in bu sene yedek oturtulmasını da ekleyebiliriz ancak Zec, Fuat Çapa'nın da dediği gibi "sistemin kurbanı"!

Diğer taraftan kadro kalitesi olarak hiçbir şey vaat etmeyen ve sezon başı küme düşer denilen bir takımı 9. yapmış adamda Fuat Çapa'dır. Özellikle ligin ilk devresinde oynadığımız futbolla Gençlerbirliği kimliğini tekrar sergilemeye başlamıştık. Yaptığı röportajlarda söylediği sözler, yansıttığı düşünceler ileri fikirli çağın gerektirdiklerini bilen biri olduğunu gösteriyor. Taraftarlarla yaptığı toplantılarla bizlerin görüşüne değer vermesi ise hiç yapılmamış birşeyi yaptığı için herkesin takdirini toplamış durumda.

Eğer sözleşmesi yenilenmeseydi yerine gelebilecek olası teknik direktörlerin argo tabirle "kaşarlanmış" olduğunu düşünürsek Fuat Çapa ile yola devam kararı gerçekten doğru bir karardır. Yeterli olup olmaması hala tartışılır belki, beğenen ve beğenmeyen muhakkak çıkacaktır lakin bütün mevcut şartlar daha iyisini bulamayacağımız yönünde şahsi kanaatimce. 1 yıl değil 5 yıl uzatılsın istiyor gönül aslında istikrarın ve güvenin daha büyük olması adına ancak tek yıllık anlaşma yönetimin mi, hocanın mı isteği net bir bilgi yok bu sebeple yorum yapamayacağım.

Seneye Türk oyuncu alınmayacağı bunun yerine altyapı oyuncularının tercih edileceği ve 4-5 yabancı futbolcu alınacağı konusunda haberler var. Gençlere önem veren bir hoca olduğunu gördüğümüz ve duyduğumuz Fuat Çapa'nın ellerinde seneye daha iyi bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum. Her iki tarafa da hayırlı olsun.

İmza töreni 02 mayıs 2012 (BUGÜN) saat 11:00'da tesislerde olacakmış. Katılmak isteyenlere duyrulur!

21 Şubat 2012 Salı

Soner'e Ajax İlgisi!



Fuat Çapa'nın, TRTSpor için taraftarların sorularını yanıtladığı röportaj kıvamındaki söyleşide Soner ile ilgili soruyu cevaplarken "Ajax ve Anderlecht" ilgisinden bahsetmesi gözlerden kaçmamıştı. Zaten devre arası Anderlech ilgisiyle ilgili de bir haber yazısı yazmıştım.

Başarılı oyuncumuz Soner ile ilgilenen kulüpleri hocamızın açıklamasından sonra www.ajaxf-side.nl sitesinin twitter hesabından da bu söylenti yayınlandı. Bu haber ile birlikte bu ilgi biraz daha resmileşti diyebiliriz.

Soner Aydoğdu, Fuat Çapa ile tekrar yükselişe geçti ve şu an ilk 11'in değişimezlerinden olan bir isim. Ancak devre arasında çıkan Fenerbahçe söylentilerinden sonra futbolunda gözle görülür bir düşüş olmakta. Bu düşüşün nedenini bu söylentiye bağlamak haksızlık olabilir tabiki ancak taraftarlarımız arasında ki genel görüş an itibariyle böyle.

Şahsi düşüncem altyapımızdan çıkan Soner'in bizde uzun yıllar forma giymesi ve uzun yıllardır bizde olmayan "sembol futbolcu" olması yönünde duygusal açıdan. Ancak elimizde tutamayacak olursak tabiki Soner'in iyiliğini istediğimde futbolcu değirmeni Fenerbahçe'de değil Ajax gibi genç oyunculara önem veren Avrupa'nın büyük bir takımında görmeyi yeğlerim aynen Anderlecht mevzusunda dediğim gibi.

Soner'i çok iyi yerlerde görmek isterim tabi bu konuda önceliği Gençlerbirliği ancak Avrupa'ya açılmak özellikle Ajax'a gitmek isterse bu ilginin boş çıkmamasını isterse şu an ki futbolunu üst seviyeye çıkarması ve yetiştiği kulüp olan Gençlerbirliği'ne borcunu en iyi şekilde ödemesi gerek. Umarım ilerleyen haftalarda daha hatasız ve herşeyini takıma veren bir Soner izleriz.

30 Aralık 2011 Cuma

Bize Yakışan Transfer!


Uzun zamandır eleştiriyordum Kulüpler Birliğini. Ankaragücü'nün parasızlık yüzünden elinden giden oyunculara varılan anlaşma üzerine hiç bir kulüp talip olmayacak, transfer görüşmesi yapmayacaktı sözde. Bu gelişmenin basına yansımasından bir kaç gün sonra neredeyse her kulüp, takımdan ayrılan futbolcularla transfer görüşmesine koyuldu. İlk olarak bu oyuncularla ilgilenilmeyeceği sözünü veren İlhan Cavcav ise dün itibariyle bir futbolcuyla anlaştı. Çok kızdım çok eleştirdim. Hem bize böyle bir hareket yakışmazdı, hem de verilen sözün tutulmaması hani Cavcav'ın sözü senetten daha değerliydi dedirtti bana.

İşin aslında ise bu oyuncu ile görüşülmeye başlanılmadan Ankaragücü'nden izin alınmış olmasıymış. Murat Duruer'e gelen çeşitli teklifler olmuş ve ailesi Ankara'da kalmasını istediği için İlhan başkan ile görüşülmüş sonrasında Sami Altınyuva'dan izin alan Cavcav bu transferi gerçekleştirmiş. Eğer işin aslı gerçekten böyle ise bize ve kültürümüze yakışan bir şekilde yapıldığını düşünüyorum. Troisi transferi, Mehmet Topuz meselesi en son Ambarat ile çok övülen Kayseri yönetimine herşeye rağmen böyle anlayış sergileyebilen bir yönetimi tercih ederim.

Murat Duruer'e gelirsek Ankaragücü altyapısından yetişme, yetenekli, genç orta saha ve sol kanat oyuncusu. Milli takımın A2'de dahil A milli dışında her kategorisinde defalarca görev almış. 2005 senesinde 17 yaş altı milli takım ile Avrupa Şampiyonu ünvanı alırken aynı sene yapılan 17 yaş altı Dünya Kupasında ise Dünya Dördüncülüğü ünvanı var.

Ankaragücü'nde çok fazla gol atma şansına erişememiş en çok gol attığı sezon geçen sene 3 gol ile sadece. Bu sene ise 4-2 kaybedilen Fenerbahçe maçında bir golü var. Fakat istikrarlı bir isim dersek yanılmış olmayız sanırım 2005'ten bu yana 120 kadar Süper Lig maçına çıkmış üstelik yaşı daha sadece 23. İlk 11'i zorlayacaktır muhakkak. Orta saha rotasyonunu genişletecek bir isim. Oktay'ın, Mununga'nın formsuzluğunda kadroya heyecan ve rekabet katacaktır.

Oyunu hakkında yazıyla ne kadar bilgi verebilirim bilmiyorum, internet üzerinde oyununu gösteren videolar bulmakta zor ancak 2009 senesinde Galatasaray'a attığı bir golü izleyerek en azından yeteneği hakkında ufak bir fikir kıvılcımı verebiliriz belki;

Buda Gaziantep maçından;

Son olarak jeneriklik sayılabilecek bir gol milli takım formasıyla 2. golün sahibi Murat Duruer;

Transferler Başladı!


Transfer sezonunun açılmasıyla erkenci davranan kulübümüz mevkilere göre isimler transfer etmeye başladı. İlk isim Samsunspor ile sözleşmesini fesheden eski oyuncumuz Ergün Teber. 2008-2009 sezonunda takımımız 1 sezon boyunca formasını giyen sol bek o zamanlar bekleneni pek verememişti. Bizde oynadığı dönem başaramadığını Kasımpaşa formasıyla küme düşerek yaşayan Ergün, Süper Ligin yeni ekibi Samsunspor ile anlaşarak bir nevi kurtuldu düşmekten. Samsunspor formasıyla ligin ilk maçında şaşkın bakışlarımız altında bize karşıda çok iyi bir performans sergilemişti Ergün. 

Teknik direktörümüz Fuat Çapa; "biz Ergün'ü alarak 3 mevkiye transfer yaptık" diyor. Mehmet Sedef'i sağ bekte oynatmayı planlayan Çapa böylelikle sağ beke mahkum kalan orta saha Cem Can'ı gerçek mevkisine döndürme planları içinde. Ayrıca bu sezon Samsunspor formasıyla Trabzon'a çok şık bir gol atan Ergün bakalım ikinci Gençlerbirliği macerasında neler yapacak? Şu an için daha önce dilimiz yandığından biraz şüpheli baksakta Fuat Çapa'da olduğu gibi belki bu sefer güzel şeyler düşünebiliriz.


İkinci transferimiz ise Onur Bayramoğlu. Orta sahaya Harbuzi'nin gidişinden sonra genç dinamik ve oynamak isteyen bir oyuncu transferi. Üstelik Türk yani yabancı kontenjanını bir kişi eksilttik. Bozüyükspor forması giyerken 3 büyüklerin dikkatini çekebilmek kolay değil. Genç oyuncuları öğütmesiyle tanınan İstanbul kulüplerimiz tabiki Onur'u da çok fazla maçta oynatmadı. Uzun bir sakatlığı atlatıp Pektemek transferinde bize gelmeyen Ali Kuçik'in yerine mantıklı bir tercihle oynayabileceği bir takıma geldi. Bilenler vardır aynı Harbuzi gibi Türk futbol severler için Football Manager adlı oyunun efsanesidir. Sonunun Harbuzi'ye benzeyeceğini düşünmediğim bir isim olarak eklemeliyim. Türkiye U-19, U-20 milli takımlarınında formasını giymiş bir isim. Fuat Çapa gibi genç futbolcuların gelişimine büyük önem verdiğini her yerde söyleyen bir hocanın elinde çok şey verebileceğine inanıyorum.

14 Aralık 2011 Çarşamba

Anderlecht'in Gözü Bizde!

 Belçika'nın büyük takımlarından Anderlecht kancayı Gençlerbirliği'nden iki isme taktı. Devre arası için düşündüğü isimler başarılı defans oyuncumuz Aykut Demir ve altyapımızdan çıkma yetenekli orta saha oyuncumuz Soner Aydoğdu.

Bu haber daha önce bir kaç internet sitesinde geçmiş olsa da pek duyulmamıştı. Ancak Trabzonspor maçı öncesi bu haberler teknik direktörümüz Fuat Çapa'ya sorulduğunda bunların dedikodu değil gerçekler olduğunu söyledi.
İlhan başkanın huyunu biliyoruz, iyi para gelirse bu oyuncularımıza elveda diyebiliriz. Ancak başka bir açıdan bakarsak bu oyuncuları İstanbul takımlarında izlemektense Avrupa'da izlemek bizler içinde daha gurur verici olur ancak devre arası için gideceklerse bu oyuncularımız gerçekten bizim için büyük sıkıntı olabilir.

Anderlecht taraftar sitesinde de bu haber doğrulanmış;

http://anderlecht-online.be/article.php?id=13901&lang=eng

11 Kasım 2011 Cuma

Bojan Jorgacevic Tercihini Yaptı!


KAA Gent kalecisi ile ilgili haberi bir önceki post ile duyurmuştuk. Bir önceki yazının hemen ardından bir kaç yerde Bojan Jorgacevic yine Belçika takımı olan Club Brugge ile anlaştı şeklinde bir iki bir şey okumuştum ama resmi siteden geçilecek olan bir haber beklemiştim.

KAA Gent takımının resmi sitesinde de Bojan Jorgacevic'in Club Brugge ile anlaştığı haberi duyuruldu. Haberin içeriğinde Jorgacevic'in 4.5 yıllık imza attığı söyleniyor. Kulüpte kaldığı sürece gösterdiği bağlılığa teşekkür eden Gent kulübü daha önce açıkladığı Türk kulübüyle prensipte anlaştık haberini de şu sözlerle açıklmış;

"İlk etapta bir Türk kulübüyle anlaştık ancak Jorgacevic, Club Brugge takımını Türkiye'ye tercih etti"

Başka kaleci adayları var mı bilmiyorum ancak Jorgacevic defteri bizim için kapandı. Facebook üzerinden yaptığım ankette de kimse Jorgacevic alınsın şıkkını işaretlememiş taraftarlar için güzel bir haber olsa gerek. Taraftarlar olarak mevcut kalecilerimizi kağıt üstünde yetersiz bulsakta destek verme görüşündeyiz ve yeni kaleciye pekte sıcak bakmıyoruz.

KAA Gent takımın resmi sitesinde çıkan haberhttp://www.kaagent.be/actueel/1/08-11-2011/bojan-jorgacevic-maakt-de-overstap-naar-club-brugge

8 Kasım 2011 Salı

Bojan Jorgacevic Geliyor Mu?

Sezon öncesi kaleci almak isteyen takımımız için KAA Gent'li Bojan Jorgacevic ismi anılıyordu. Fakat tarafların vazgeçmesi sonucu bu transfer gerçekleşmemişti.

Belçika ekibi resmi sitesinden yaptığı açıklamada "Bojan Jorgacevic için bir Türk takımıyla prensipte anlaştık." diye duyurdu. Kulüp sitesindeki haberde isim verilmemiş fakat sezon öncesi ismi Gençlerbirliği ile anıldığı için gözler öncelikli olarak bizim üzerimizde.
http://www.kaagent.be/actueel/1/07-11-2011/princiepsakkoord-over-transfer-jorgacevic

Belçika sitesi sporza.be de yayınlanan haberde, Club Brugge ile de bir bağlantının olduğu yazılmış ama kesinlik yok. Bunun yanı sıra sezon başı Türkiye'den gösterilen ilgi iptal olsa da yeniden girişimlere başlanıldığını yazmış. Resmi site Türk takımı olarak açıkladığı için Club Brugge safdışı kalmış diyebiliriz şimdilik. Tek bir gerçek var ki işin sadece sağlık kontrollerine kaldığını ve çok yüksek ihtimalle Ocak ayında Jorgacevic'in Gent takımıyla yollarını ayıracağını bu sitede doğrulamış.

http://www.sporza.be/cm/sporza/voetbal/Jupiler_Pro_League/111107_jorgacevic
Sezon öncesinde çıkan haber: http://www.sporza.be/cm/sporza/voetbal/Jupiler_Pro_League/1.1092292

hln.be adlı bir başka internet sitesi ise sporza ve Gent kulübünün resmi sitesindeki haberi özetlemiş. "Gent Türk kulübüyle prensipte anlaştığını söylerken, sporza bunun sis perdesi olduğunu, kesin olmadığını yazdı" şeklinde bir haber geçmişler.
http://www.hln.be/hln/nl/1285/Jupiler-Pro-League/article/detail/1344679/2011/11/07/Jorgacevic-naar-Turkse-club.dhtml

footgoal.net adlı sitede dün yayınlanan haberde ise Gençlerbirliği ve Gent'in anlaştığı yazılmış.
http://www.footgoal.net/suite.php?selection=76099

Kulübün resmi sitesinde yapılan açıklama daha güvenilir sonuçta. Bojan Jorgacevic büyük ihtimalle Türkiye'ye gelecek. Tabii ki öncelikli olarak Gençlerbirliği'ne daha yakın gözükse de günümüzde ki menajerlik oyunlarına akıl sır erdirmek mümkün olmadığından sadece dedikodu diyelim. Ocak ayında bir kalecimiz olursa şaşırmayalım diye denk geldiğim bu haberleri paylaşmak istedim. Herkesten önce ilk dedikodular bizde efendim =D.

Harbuzi Yolcu Gibi!


insidefutbol.com sitesinde 2 Kasım tarihinde çıkan, Harbuzi'nin ağzından verdiği  haberde takımdan ayrılcağına dair sözler sarfetmiş.

Çevirebildiğim kadarıyla Harbuzi, kendisini İtalya, İspanya ve Fransa'da takip eden takımlar olduğunu bildiğini ve muhtemelen teklif gelirse tercihini o takımlardan yana kullanacağını açıklamış.

Haberde Harbuzi'nin ağzından şu notlara yer veriliyor;

-İtalya, İspanya, Fransa'dan takımların beni izlediğini biliyorum.


-Kulüplerin çözüm bulması gerekir


-Eğer takımlar iyi tekliflerle gelirlerse, Gençlerbirliği ile devam edeceğimi sanmıyorum.

Çeviri hatalarım olabilir. Anladığım kadar çevirmeye çalıştım. Bu sözler üzerine kısa bir yorum yapmam gerekirse açıkçası kendi adıma Harbuzi'nin  yıllardır oynadığı futboldan memnun değilim zaten sakatlıklar yüzünden tam bir düzen tutturamadığı gibi oynadığı maçlarda da laubali oyun tarzı takıma pek fayda getirmiyordu. İyi bir teklif gelirse yolları ayırmak en mantıklı çözüm gibi duruyor bizim için.

Haberin orjinal linki; http://www.insidefutbol.com/2011/11/02/labinot-harbuzi-reveals-italian-spanish-and-french-interest/51909/

2 Ağustos 2011 Salı

Ali Kuçik, Gençler Büyük!

Gençlerbirliği'mizin göz bebeği Mustafa Pektemek'in Beşiktaş'a satılmasıyla forvetsiz kalan ekibimiz bu sorunuda bir yandan çözmek umuduyla Beşiktaş ile Mustafa karşılığında 4 milyon euro üzerine birde forvet Ali Kuçik'in bonservisini almıştı. Ancak Ali Kuçik bir türlü Gençlerbirliği'nde oynamaya yanaşmadı.

Derdi her Türk profesyonel(!) futbolcu gibi paraydı elbet. Daha sadece 20 yaşında ve Süper Ligde yarım sezondur ya oynayan ya oynamayan bir futbolcu için büyük meblağlar verecek bir takım ararsanız bu asla bir Anadolu kulübü olamaz. Bunun açıklaması adam olmadan cin çarpmaya kalkışmak olarak yapılır. Ali Kuçik hiç birşeyin farkında değil ki birde anlaşamaması üzerine yaptığı açıklamalarda "Ben Süper Ligde oynayan ve geçen sezon 4 gol atan bir oyuncuyum. Çok daha iyi şeyler hakediyorum" filan demişti.

Birincisi, Süper Ligde 4 gol atan bir forvetsen açıklama yapma git bi köşeye sin uzunca bir süre utan. İkincisi geldiğin kulüp öyle sıradan bir kulüp değil. Kaldı ki geçen sezon oynadığı Bucaspor'dan çok daha köklü ve yetiştirdiği oyuncularla ünlü bir kulübüz. Bununla övünmesemde bizde sergileyeceğin performans seni tekrardan çok rahat Beşiktaş'a götürebilirdi.

Ali Kuçik sözleşmesine "Türkiye'de sadece Beşiktaş'a transfer olabilir" gibi bir ifade koydurmuş. Zaten başında bununla profesyonel olamadığını kanıtlayan Ali Kuçik en sonunda İlhan Cavcav'ı da kızdırmış. Cavcav oyuncu hakkında "antremanlara hiç gelmedi şu saatten sonra gelsede almam" diyerek uzun bir aradan sonra güzel bir kelam etmiş. Beşiktaş'tan 400.000 euro istediğini duydum haberlerde Ali Kuçik'ten çok daha faydalı olacağı inancındayım o paranın.

Ali Kuçik'in yeteneklerini asla küçümsemiyorum. Daha 20 yaşında ve gelişebilirdi ancak kendi kendini bitiren oyuncular arasında görebilmemiz daha olası artık. Takım tutma hakkının var olduğunu biliyorum ve saygı duyuyorum lakin profesyonel yaşamda bunlara biraz daha dikkat etmek lazım zaten her konuda anlaşıp gelseydi bu Beşiktaşlılığı ve Beşiktaşa geri dönme arzusuyla ilgili yaptığı açıklamalardan sonra taraftarımızın gelmesini isteyeceğini hiç sanmıyordum. Kendi adıma konuşmak gerekirse bizim altyapımızda Ali'den çok daha sağlam ve profesyonel isimlerin olduğunu düşünüyorum. Gelseydi gol atsa dahi sevinmezdim doğruya doğru!

1 Haziran 2011 Çarşamba

2011-2012 Sezonu Transfer Dedikoduları No:1

Erdem Özgenç - Boluspor

Boluspor'un başarılı stoperi, bu sezon BA1L sezon sonu ödüllerinde en iyi ilk 11'e seçildi. Kendi ağzından verdiği röportajda Göztepe, Bursaspor ve  Gençlerbirliği'nin kendisiyle ilgilendiğini söyledi. Ayrıca oyuncunun Beşiktaş ile anlaştığıda iddia ediliyor.

http://www.bolusporluyuz.com/icerik/haber.asp?i=11240

Metin Akan - Ankaragücü

Ankaragücü'nün forveti Metin Akan, geçtiğimiz sezon Sapara'dan sonra takımın en golcü ismiydi.. Sözleşmesi sona eren futbolcu ile Gençlerbirliği flörtü konuşuluyor...

http://www.klasspor.com/tr/haber/18517-Metin_Akan_GBirligi_yolunda.html

Yunus Akman - Sakaryaspor

Sakaryaspor'u 1. lige çıkaran isimlerin başında gelen orta saha oyuncusu için Ankaragücü ve Gençlerbirliği devrede...

http://www.klasspor.com/tr/haber/18563-Yunus_Akman_icin_AGucu_ve_GBirligi_iddiasi.html

Gökhan Dinçer - Akhisar Belediyespor

Akhisar'ın Bank Asya 1.lige tutunmasının mimarlarından gösterilen savunma oyuncusu Gökhan Dinçer'e, Gençlerbirliği talip oldu. Oyuncu için 300 bin TL öneren Gençlerbirliği'ne Akhisar'ın yanıtı 1 milyon TL. Yakın zamanda Gençlerbirliği'nin yeni bir teklifle geleceği Akhisar basınında gündeme geldi.

http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150206244504119



Elyasa Süme - Gaziantepspor
Serkan Kırıntılı - Fenerbahçe
Christian Keller - Kasımpaşa
Mehmet Eren Boyraz - Kayserispor

Gençlerbirliği'nin Elyasa ve Serkan ile prensipte anlaştığı iddia edilirken, Kasımpaşa'nın başarılı ve kariyerli sağ beki Christian Keller'in tamamen bittiği ve Manisaspor ve Eskişehir'in de talip olduğu Mehmet Eren Boyraz ile de görüşmeler sürüyor..

http://www.klasspor.com/tr/haber/18572-GBirligi_4_koldan.html

NOT: Bu haberler sadece dedikodudur. Gerçekliği konusunda net bilgim yoktur. Sadece basında yazılıp internette gördüğüm haberleri derlediğim bir yazı olmakla beraber söz konusu iddiaların olduğu linkler isimlerin altında kaynak olarak verilmiştir.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Transferde Siftah: Mehmet Sedef!

 Yeni sezona en iyi isimlerimizi göndererek başladık. Orhan Şam ve Mustafa Pektemek giderken, gelen ilk isim küme düşen Konyaspor'un sol beki Mehmet Sedef oldu.

Konyaspor'da daha çok sol bekte izlediğimiz Mehmet Sedef, orta sahada sol kanatta da forma giyebilen bir isim. 1.80 boyundaki, 1987 doğumlu Mehmet Sedef, Beşiktaş altyapısından yetişme. Rıza Çalımbay döneminde A takıma çıkan isim, Tigana dönemindeki Beşiktaş'ın en gözde isimlerindendi. Yavaş yavaş gözden düşen Sedef, önce Bank Asya takımlarından Altay'a kiralık olarak gönderildi. Burada 26 maçta forma giyip 6 gole imzasını atan Sedef, başarılı sayılabilecek bir sezon geçirdi. Ardından Çaykur Rize'ye kiralık olarak verildi. Rize ekibiyle 13 karşılaşmaya çıkan Sedef gol atma başarısını gösteremedi. Rize'nin ardından sezon başında serbest kalan Mehmet Sedef, ligin yeni ekibi Konyaspor ile anlaştı ancak takımıyla küme düşme üzüntüsünü paylaştı.
Konyaspor'da biri A2, biri Ziraat Türkiye Kupası maçı olmak üzere toplamda 16 maça çıktı ve tek gol atabildi. 2010'un Kasım ayında eski Beşiktaşlı bir çok futbolcunun aralarında bulunduğu, teknik direktör Bülent Uygun'un bu sebeple ceza aldığı usulsüz menajerlik faaliyetleri sebebiyle PFDK'ya sevkedilen isimler arasına adını yazdırmıştı.

Değerlendirme: Mehmet Sedef bedavaya alınabilecek en ideal futbolculardan biriydi. Özellikle Konyaspor formasıyla son 4 haftadaki formuyla dikkat çekti. Gençlerbirliği'nin Orhan Şam'ın da gönderilmesiyle en zayıf halkası konumuna demir atan defansına katkı yapabilecek bir isim. Açıkçası Murat Kalkan'ın bu seneki performansı göze alındığında sol bek için iyi bir transfer yaptığımızı söyleyebilirim. Bir diğer sol bekimiz Debatik Curri'nin akıbeti ne olacak belirsizliğini korusa da Curri'nin stoperde de görev yapabildiğini düşünürsek sol bek sorununu kağıt üzerinde hallettik gibi. Ancak Mehmet Sedef'in en büyük handikapı sıkça yaşadığı ani düşüşleri. Eğer bizde tekrarlamaz ve biraz kendi göstermek için oynarsa, geçen sene bize saç baş yolduran Murat Kalkan'ı rahatlıkla kesip takıma katkısı olacaktır.

27 Nisan 2011 Çarşamba

Transferde İlk Adım: Cem Can!

Transferde ilk adımı iç transfer olarak attık ve emektar Cem Can ile sözleşme yeniledik. Fizik gücü bakımından takımın en güçlülerinden olması sebebiyle orta sahada ondan vazgeçemedik bu bir gerçek. İlk geldiği günler eleştiriyorduk ama sonradan gördük ki kendini geliştiriyor ve yüreğiyle oynuyor.

Yönetimin son yıllardaki transfer politikası ve istikrar açısından değerlendirirsek bana göre Cem Can'ın kalması doğru bir karar. Oyunu her ne kadar zekasıyla değilde fiziksel gücüyle oynasada Cem Can'ın bu formu Gençlerbirliği'nde hala iş yapacaktır. Sezon sonu sözleşmesi bitecek diğer orta sahamız Jedinak son haftalarda çok çok daha ilgi çekmesine gol atmasına rağmen Cem Can ile devam kararı Jedinak'a göre daha iyi bir karar.

Sezon sonunda Everton yolları gözleyen Jedinak'a güvenemezdik sözleşme yenilesek. Zaten bütün sezon yatıp 3-4 maç iyi oynadı diye sözleşme yenilemekte saçma olurdu. Jedinak son haftalarda Everton için oynuyor olabilir fakat Cem Can hep Gençlerbirliği için oynadı ve kaptanlığa kadar getirildi. Hayırlı olsun takımımız adına.

2 Ocak 2011 Pazar

Transfer Dedikoduları!

Yeni yıla girdiğimiz şu günlerde Gençlerbirliği taraftarları kabus dolu bir 2010'u geride bıraktı ama 2011'de mutluluk dilekleri ne kadar gerçekleşecek meçhul? Devre arasında sakatlar dönüyor, zayıf halkalara veda edeceğiz ancak işin en önemli kısmı bu sezon başında bize bu kabusu yaşatanların başında gelen transfer mevzuları. Henüz resmileşen birşey olmasa da yerel ve ulusal spor medyasında da dile getirilen Gençlerbirliği dedikodularını inceleyim istedim.
 
 Erdal Kılıçarslan : Konyaspor'un serbest bıraktığı forvet oyuncusuyla büyük ölçüde anlaştığımız yazılıyor. Forvete ihtiyacımız olduğu doğru fakat bu sezon 10 maçta oynayıp 6sında sonradan oyuna giren ve hiç gol atamayan bizim bile altımızda bulunan Konyaspor'un serbest bıraktığı bir adamı almak mantık çerçevesinde gözükmüyor. Rotasyona katkıda bulunacağı kesin, belki Billy Mehmet'ten bile daha iyi oynar lakin Konya ve önceki takımı Gaziantep'teki istatistiklerinde ne kadar çok maç oynasada 3 golden fazlasını atamamış bir adam. Gaziantep'ten Beto gibi bir forvet açığa çıkmışken Erdal ile anlaşmak yeni yılın ilk fiyaskosu gibi duruyor.
 Joachim Mununga : Belçika Süper Ligi'nde KV Mechelen takımının 11 numaralı Belçikalı ismi. İlk anlaşıldığı yazılan isimlerden. Gelişleri ertelendiği söylendi 5 Ocak'ta Ankara'da olmaları bekleniyor. Mevkisini orta saha ve forvet olarak yazmışlar. Yaptığım araştırmada bu sezon 16 maçta ilk 11'de başlamış. Golü ise yok. Çoğu istatistik sitesinin yazdığına göre kanatta oynamış çoğunlukla. Eğer kanat olarak alıyorlarsa kapalı kutu diyebilirim. İstikrarlı bir şekilde forma şansı bulsa da Belçika'nın çokta üst düzey olmayan bir takımından gelmesi kafa karıştırıcı. Golcü diye alıyorlarsa hiç uğraşmasınlar Billy Mehmet transferinde haklı çıkan istatistikler Mununga içinde haklı çıkar. Standart Liege altyapısından yetişen Mununga profesyonel kariyerinde Tubize ve Mechelen formalarını giymiş ve henüz 22 yaşında. Büyük ihtimalle Cavcav'ın ya tutarsa transferlerinden biri olacak. Yanlış anlaşılmasın en sevdiğim Gençlerli olan Andre Kona ve Mousheu - Kushe ikilisine bayılırım ama Patiyo Tambwe'den sonra kara tenli futbolculara şüpheyle bakıyorum.
 Julien Gorius : Yine 5 Ocak'ta Mununga ile birlikte gelecek isimler arasında anılan diğer futbolcu KV Mechelen'in 15 numarası, 1985 doğumlu Fransız orta saha Julien Gorius. Yine bir orta saha oyuncusu olan Julien kariyerine Fransa'da Metz takımında başlamış ancak asıl forma şansını Belçika'da bulmuş. Brussels ve Mechelen takımlarında oynadığı toplam 5 senede her sezon ortalama 30'a yakın maçta forma giymiş. İstikrar konusunda istatistikler iyiye işaret ediyor. Son 4 sezonunda 7-8 gol atarakta istikrarını bu alanda da devam ettirmiş. Bu sezonda 17 maçta ilk 11'e çıkmış ve şimdiden 5 golü bulunuyor. Fink gibi bir ismi kaçırdık, Jedinak ve Cem Can orta alandaki defans-hücum bağlantısını kuramıyor, dolayısıyla iyi bir isim gibi duruyor Julien Gorius.
Randall Azofeifa : Üçüncü yabancı isimde Belçika'dan. Belçika'nın Gent takımından 10 numaralı formasıyla Kosta Rikalı orta saha oyuncusu Randall Azofeifa. Kosta Rika milli takımında da 25 kere forma giyen oyuncu, bu sezon kısa sürelide olsa Gent takımıyla UEFA macerası yaşadı. Avrupa Liginde 1, Belçika liginde ise 2 golü bulunuyor. 26 yaşındaki orta alan oyuncusu bütün bu özellikleriyle yapacağımız muhtemel en kaliteli isim olarak dikkat çekiyor. Gent takımından yaptığımız son transfer yine bir orta sahaydı ve oldukça başarılı bir oyun sergilemişti. Josip Skoko'yu yad ederek bu transfer gerçekleşirse sevineceğim tek isim Randall olur diyebiliyorum.

Genel olarak dedikodulara bakarsak takımın orta alan üzerinde durması Jedinak'a daha fazla katlanılamadığının kanıtı lakin bu kadar fazla orta saha isminin geçmesi diğer bölgelere yapılacak transferlerin geleceği hakkında şüpheye sokuyor beni. Kanatlarımız zayıf, forvette Smeltz ve Billy Mehmet'ten hayır yok ve forvet için Erdal Kılıçarslan ismi geçiyor sadece. Murat Kalkan ile çok fazla sağlıklı olacağını düşünmediğim sol beke ya bir an önce stoper alınıp Aykut Demir yerleştirilecek yada stoperde Aykut'u göreceksek sol bek kesinlikle bulunacak. Curri'nin sözleşmesi dondurulacak, bu demek oluyor ki illa ki stopere ihtiyaç var. Harbuzi, Soner gibi isimler varken bu kadar çok orta sahanın adının anılması çok iyi değil. Ara transferlerde güzel transferler olmaz genellikle ancak Fink, Beto, Zapo gibi isimleri Buca kaparken, Konyaspor premier Lig görmüş Utaka'yı kadrosuna katmaktan söz ederken, İlhan Cavcav ve kurmayları hala teknik direktöre söz dinletmeye çalışsın. Süper Ligde vizyonunu doldurduğunu düşünen Gençlerbirliği'ni yarattı İlhan Cavcav.

7 Eylül 2010 Salı

Hayal Kırıklığı No:1 ; Mile Jedinak!

Sezon başladı ve 4. haftaya girdik bile lakin lig bizim için beklenenin aksine çok kötü başladı. Özellikle bir çok konuda beklentilerin hayal kırıklığı yaşatması lige böyle başlamamıza sebep oldu. Bu hayal kırıklıklarından yazı dizisi şeklinde biraz bahsedeyim istedim.

İlk hayal kırıklığını çoğunluklu taraftarımız gibi bende Mile Jedinak'ta yaşadım açıkçası. İlk geldiği yarım sezonda aslında hiç fena bir performans sergilememişti. Uzun boyuna rağmen defansif orta saha olarak başarılı performans çizen Jedinak, frikikten de Fenerbahçe'ye gol atarak duran toplarda da sert vuruşlarıyla dikkat çekiyordu. Geçen sezona başlarken milli takımda çıkarttığı güzel oyunu Gençlerbirliği'ne bir türlü yansıtamadı. Sezon başlamadan Antalyaspor'a kiralandı.

Antalyaspor'da ise oldukça iyi sezon geçiren Jedinak, Antalya'daki Gençlerbirliği maçında bize karşı 2-0 yendikleri maçta 2 golede imzasını koydu. Sezon başında kaldı, gidecek diye tartışmalar yapılırken bende dahil çoğu taraftar kalmasını istiyordu Jedinak'ın ancak beklediğimiz olduysa da beklediğimiz futbol olmadı. Jedinak gereksiz paslarla yaptığı pas hataları, isteksiz tavrı ve pozisyonlarda ağır kalmasıyla bir türlü bekleneni veremiyor. 3 haftadır mecburiyetten oynuyor, 3 haftadır futbolunun üstüne birşey koyamadı. Bir kimya uyuşmazlığı var Jedinak ile Gençlerbirliği arasında. Belki de Thomas Doll ile anlaşamıyor, ama bir gerçek var ki bu takıma katkısı olmadığı gibi kötüye gitmesine de sebep oluyor.

3 haftadır orta sahanın ortasında belirgin bir sıkıntımız var. Bu durum yüksek ihtimal antremanlarda da belli oluyordur. Thomas Doll'da zaten orta alana transferin şart olduğunu söyledi çok defa. Transfer döneminin kapanmasına saatler kala ise Mehmet Yozgatlı'nın haberini aldık. Yozgatlı bu takıma neden alındı? diye daha önce sorguladım ve orta sahanın ortasında oynayacak bir isme ihtiyacımız olduğunu söyledik teknik direktörümüz gibi bizde. Akla ilk gelen isim Beşiktaş'ın göndermek için yer aradığı Fink oldu bende. Sezon sonuna kadar kiralansa müthiş işe yarayabilirdi. Bunun yanı sıra yine Beşiktaş'ın serbest bıraktığı ve Antalyaspor'un kaptığı Uğur İnceman transferi de çok güzel olabilirdi. Kaldı ki orta alanda ki boşluğunu doldurmak için bizden ısrarla Jedinak'ın bonservisini isteyen Antalyaspor'a istediğini vererek çokta kolay halledebilirdik. İşin yönetim boyutunda farklı işler mi dönüyor bilmiyorum ama benim gördüğüm bu çözümleri yönetim nasıl göremiyor aklım ermiyor bir türlü bu işe.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Son Dakika Atağı; Mehmet Yozgatlı Gençler'de!

Kulüp transferin bitimine saatler kala atak yapıp Mehmet Yozgatlı'yı renklerine bağlamış gözüküyor medyada çıkan haberlere bakarsak. Henüz kulübün resmi sitesi tarafından doğrulanmadı bu haber ancak bu kadar çok yerde çıktıysa vardır bir haklılık payı. Neyse bu son dakika transferine şöyle bir göz atalım;

Yozgatlı, kariyerine 3 istanbul takımını sığdırmayı başarmış Türkiye çapında oldukça tanınan bir futbolcu. Ancak Beşiktaş kariyerinden sonra biraz çöküşe geçip Gaziantepspor'un yolunu tuttu. Burada ilk sezonunda iyi olsa da ikinci sezonu yani geçen sezon pek parlak değildi Mehmet Yozgatlı için. Geçen sezon sadece 7 maçta forma giyen Yozgatlı sadece 1 gole imza atabildi. Şimdi asıl mesele Yozgatlı neden alındı takıma? Açıkçası kadroya bakıldığında Yozgatlı'nın oynadığı sol kanatta oynayabilecek bir sürü oyuncumuz var. Hurşut, Bilal, Mehmet Aygün, Cem Atan, Oktay Delibalta gibi isimler hali hazırda kanat isimlerimiz ve bunlara Mehmet Yozgatlı'yı eklemek nasıl bir politika çözebilmiş değilim.

En önemli mevkilerden ön liberoya adam yok, sol bek derseniz Murat Kalkan ile Alparslan Erdem veremiyor isteneni. "Öncelikli mevkiler bunlarken sol kanat transferine ne gerek vardı?" dedirtiyor. Tek açıklaması 3 haftadır Hurşut ile birlikte kanat oynayan Oktay ortaya çekilecek kanadı Mehmet Yozgatlı dolduracak olabilir. Ancak Oktay ortada oynasada ön libero gibi oynayabilir mi bilemiyorum. Bunun yanında Cem Atan'dan doğan hayal kırıklığı doruk noktasına ulaştı ve onu unutturmak için böyle bir transfer yapıldı da denebilir belki.

Bütün bunların yanında Mehmet Yozgatlı bize ne katabilir? Aslında Fenerbahçe döneminde beğeniyordum, Beşiktaş'ta da fena değildi ancak Gaziantep'te çok izleyemedim. Geçen sene neredeyse oynamamış gibi olması dezavantaj. Sanırım son çırpınışları futbol adına ancak hasbelkader eski günlerine dönüş sinyali verirse işte o zaman işimize çokça yarayabilir. Genel görünümde hala gereksiz bir transfer gibi duruyor. Hocanın düşüncesini ilerleyen haftalarda göreceğiz bakalım.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Shane Smeltz Sesleri!

Basına da düşen haberlere göre Yeni Zelandalı golcü Shane Smeltz'i kadromuza kattık. Salı günü gelerek sözleşme imzalaması beklenen futbolcuda bir aksilik çıkmazsa bu sezon 4. forvet transferimiz olacak.

Kahe'nin yokluğunu hisseden Gençlerbirliği, Mustafa Pektemek'in de 6 ay sahalardan uzak kalacak olması sebebiyle çareyi Smeltz'i almakta buldu. Sezon öncesi Dünya Kupasında Thomas Doll'un izleyerek beğendiği futbolcuyu, Doll'un takviye şart isteklerine dayanamayan İlhan Cavcav transfer sezonunun sonuna doğru takıma kazandırdı.

Kısaca Shane Smeltz Kimdir?

1981 doğumlu 29 yaşında ki tecrübeli forvet Smeltz futbol kariyerine Avustralya'da başladı. 1999 yılında profesyonel olarak futbola başlayan Smeltz, 2002 yılında Napier City Rovers takımında 21 maçta attığı 20 golle dikkat çekmeye başlamış. Daha sonra James Troisi'nin takımı olarak bildiğimiz Adelaide City ve Bruce Djite'nin takımı Adelaide United takımlarında forma giyen Smeltz 2 sezonda oynadığı 36 maçta 8 gol atabilmiş sadece. Burdan Zelandalılar için ana vatan sayılan İngiltere'ye geçen Smeltz, Mansfield takımında ki çok iç açıcı olmayan bir sezonun ardından İngilizlerin ünlü takımlarından AFC Wimbledon'a transfer olur. Burada tek sezonda 43 maça çıkıp 26 gole imza atan Smeltz bir kez daha dikkat çeker ve Halifax Town'a geçer. Ancak 31 maçta gelen 2 gol sonunda Avustralya'ya dönüş yapar.

Önce Zelanda takımı olan Wellington Phoenix ile 2 sezonda 39 maçta 21 gole imza atar, ardından geçtiği Avustralya takımı Gold Coast United ile geçen sezon çıktığı 28 maçta 21 gol atarak tekrar patlama sinyali verir. Milli Takımlarda ise formayı 33 kere giyen Shane Smeltz, Yeni Zelanda adına 17 gol atmış durumda. Son golü ise 2010 Güney Afrika Dünya Kupasında 1-1 berabere kaldıkları İtalya'ya karşı Smeltz'in.

İstatistikler istikrarsız gibi gösteriyor Smeltz'i ve tanımadığımız için takıma ne kadar faydalı olur bilinmez ancak son 2 sezonda ki performansının yarısını gösterebilirse takıma katkısı olumlu olabilir. Ne de olsa son iki sezonun Avustralya ligi gol kralı Smeltz. Gelin görün ki Avustralya liginde coşan Djite bize gelince nasıl sustu. Shane Smeltz'de böyle olur mu bilmem ama Türkiye Ligi alttaki videoda attığı goller kadar kolay olmayacak!

3 Ağustos 2010 Salı

Harbuzi Bilmecesi!

Avusturya'dan dönen takımımız Ankara'da ilk idmanını dün yaptı. İlk antrenmanda Thomas Doll'u görememek biraz korkuttu beni. Gelmeyecek gittiği yerden diye değil tabi ki ancak geçen senede ülkesine gidip gidip takımı yalnız bıraktığı önemli maçlar oldu ve zor durumda kaldık. O zaman bahanesi evlilikti hadi şimdi evlendide, Ralf Zumdick antrenmana çıkıyor da haberlerde okuduğuma göre uçak saatleri uyuşmadı diye mazeret uydurmak nedir daha yahu?

Neyse geçelim asıl krize. Bilindiği üzere Harbuzi 2 ay sahalardan uzak kalacak. Geri dönmesi, form tutması derken baya bir maç kaçıracak. Klasspor adlı internet sitesinin haberine göreyse Harbuzi Gençlerbirliği'nde mutsuz. Kampa kilo almış ve sakat olarak gelen Harbuzi'nin tepki görmesi sonucu mutsuz olduğunu söylemiş menajerine. Konu Doll ve Cem Onuk'a intikal edince Harbuzi direk Ankara'ya yollanmış tedavisi için ve oturup konuşulacak deniliyor haberin devamında. Yalnız uzun süre bir ses çıkmadı son durumla ilgili.

Şimdiyse iki farklı durum söz konusu bir yanda Harbuzi'nin takımla birlikte antrenmanlara başladığı söylenirken diğer yanda Serdar Dayat'ın transfer ile ilgili gelen soruya "belki Harbuzi'nin yokluğunda orta alana bir isim alabiliriz" diyerek cevap vermesi kafa karıştırıcı. Senaryo belli galiba, Harbuzi'nin aklında Galatasaray kaldı gibi. Zaten geçen sene ki o laubali oyununu devam ettirecekse yerine acil bir adam lazım. Soner dışında o mevkiide oynayabilecek bir adam gözükmüyor.
Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara