Teknik-Taktik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknik-Taktik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2011 Salı

İkinci Fuat Çapa Dönemi!

Giray Bulak'ın ani istifasıyla daha lig başlamadan teknik direktör değiştiren ekibimiz, daha önce takımın başına getirdiği fakat başarılı olamayan Fuat Çapa'ya ikinci bir şans verdi. Açıkçası ayda bir hoca değiştirmesinden korktuğum Gençlerbirliği'nin bu değerlendirme yazısını bu yüzden geciktirdim diyebilirim.

Fuat Çapa Daha Önce Ne Yapmıştı?

2007-2008 sezonunda takımın başına geçen Fuat Çapa sezonun ilk maçında Süper Lig'in yeni ekiplerinden o zamanki ismiyle Gençlerbirliği OFTAŞ ile Ankara'da maçta ilk mağlubiyetini tattı. Giray'lı, İlhan'lı, Orhan Şam'lı Oftaş karşısında Nicky Carle, Mehmet Nas, Mehmet Çakır gibi isimlerle sahaya çıkan Çapa sezonun en büyük transfer fiyaskolarını da ilk maçta gösterdi, bu isimler sırp futbolcular Petkovic ve Zoric isimleriydi.

İkinci maçında Rize deplasmanında Çaykur Rizespor'a karşı galibiyet alan Fuat Çapa, sezonun ilerleyen, kendisi için ise 3 hafta daha süren lig maratonunda galibiyet yüzü görmedi.

Sırasıyla, önce Bursaspor'a evinde 3-1 ile mağlup olan, ardından Ankara derbisinde Ankaragücü ie 2-2 berabere kalan Çapa'nın istifasını vereceği son maç ise evindeki 2-0'lık Manisaspor mağlubiyeti oldu. 5 Haftalık macerasından 4 puan çıkarabilen Çapa yerini Alman Stumpf'a bırakırken pek olumlu izlenimler bırakamadı.

Geçen sezonu küme düşmeyi garantileyen Kasımpaşa'da geçiren ve son haftalarında yine pek iyi sayılmayan sonuçlar alan Çapa'ya bu durum için yüklenmek ağır olabilir. Ancak şu ana kadarki güdülen transfer politikasına bakılırsa Çapa için yine ilk 5 hafta sonunda yolcu diyebilmek için çok fazla müneccimlik gerekmiyor.

Ersen Martin, Ergün Teber gibi isimleri istediği basına yansıyan Fuat Çapa şu ana dek bu isimleri almasada son çıkan haberler Herve Tum'u aldığına yönelik. Bu durum taraftarı korkutuyor. Fuat Çapa yaptığı açıklamalarda her ne kadar geçmiş sezonlardaki hatalarımı yapmayacağım demiş olsa ve kadro için en uygun taktiği belirleyip göze hoş gelen futbol izlettireceğiz dese de asıl amacını başka bir açıklamasında beyan etti çoktan.

Yönetimin kuklası olmayı kabul eden Çapa "Bu sezon futbolcu yetiştiren bir takım olacağız" diyerek yönetimin yetiştir sat politikasına destek verip kümede kalmak yada herhangi bir başarı yakalamak hedeflerinin olmadığını açıkça gösterdi. Gençlerbirliği taraftarları sanırım yine kabuslarla dolu bir lig seyredecek bu sezon Çapa yönetiminde ve bu sezon Süperlig'deki son sezonumuzda olabilir.

14 Kasım 2010 Pazar

2010 - 2011 Sezonu 12. Hafta Maçımız ; Gençlerbirliği - Beşiktaş

Thomas Doll sonrası, eski yardımcı antrenör şimdi ise teknik direktör olan Ralf Zumdick ile güzel maçlar çıkaran Gençlerbirliği'ni ilk kez izleyeceğim.

Harbuzi, Zec, Curri, Mustafa Pektemek, Mehmet Akgün, Stewart gibi isimler yok bu maçta. Geriye ne kaldı diye sormak mümkün yalnız biz yine bu eksiklerle Galatasaray ile Fenerbahçe'ye 4 atan Ankaragücü'nü yendik. Tabi Thomas Doll'lu zamanlardı ozamanlar. Takımda ne gibi bir olumlu gelişme var bu maçta net görülür diye düşünmekteyim.

Beşiktaş şu aralar iyi değil. Gaziantep Bş. Bld takımına Türkiye Kupası maçında yenilmesi ile Schuster tartışılmaya başlandı bile. Moralleri ne kadar yerinde bilemiyorum. Yalnız bizim takımın yapacağı şeyler önemli. Ruhsuz futbol atak futbola dönüştüyse bu maç bizim açımızdan gerçekten farklı olacak. Birşey söylemek için erken olduğunu düşünüyorum. Maçı izledikten sonra Thomas Doll - Zumdick karşılaştırması da yakında blogda olacak.

1 Ekim 2010 Cuma

2010 - 2011 Sezonu 7. Hafta Maçımız ; Fenerbahçe - Gençlerbirliği


Ligin yedinci haftası ile ilk İstanbul maçımızı oynuyoruz. Rakip bu sezon başlangıcında hayal kırıklığıyla başlayan ve toparlanmak isteyen Fenerbahçe. Kendi evlerinde oynayacakları bu maç onlar için kritik. Onlar için kritik olduğu kadar bizim içinde artık bir devamlılık sağlamak adına önemli bir maç. Deplasmanda olması ve hala eksiklerimizin olması bizim için herşeyi zora sokuyor.

Fenerbahçe'de Uğur Boral ve Özer Hurmacı bu maçta kulübede dahi duramayacaklar gibi. Bunun yanı sıra yeni transfer Stoch'un sakatlığı söz konusu. Gelen haberler yüksek ihtimalle oynamayacağı yönünde. Kritik bir diğer 2 isimse eski oyuncumuz Gökhan Gönül ile milli kaleci Volkan Demirel. Son saydığım 3 isim bizim için avantaj gibi gözüküyor yalnız belalımız Alex'in oynaması bile herşeyi alt üst etmeye yetebilir. Geçen sezon Alex'in oynadığı maçta yenilirken, Alex'in oynamadığı Ankara'da ki maçtan puan çıkarmayı bilmiştik. Alex her takımın korktuğu ama bizim takımın daha fazla korktuğu bir isim.


Orta sahada Jedinak'ın halini görünce maestro göreviyle Alex başımıza iş açabilir. Alex'i durdurabilecek tek faktör Aykut Kocaman. Yıldız isimle sorunlar yaşayan Aykut Kocaman, Alex'i oynatmaz ise rahat bir nefes alabiliriz. Yada geçen hafta ki tandemin harika oyununu üstüne konulmuş şekilde izlersek Gençlerbirliği'nde o zamanda rahat bir nefes alabiliriz. Fenerbahçe'nin defans bölgesi aksasa da bizim hücum gücümüz çok umut verici değil. Guiza'dan korkmayan bir ülke de yaşasakta artık Niang var ve açılmaya başladı yavaş yavaş. Geçen hafta 6 golden 2sine imzasını atsa da Niang, takımı eleştirildi. Herşeye rağmen onlar Fenerbahçe.

Bütün bunları toplayıp Gençlerbirliği'ni düşündüğümüzde umutsuz bir maç olacağını söylebilirim bizim açımızdan. Eksiklerin devam etmesi can sıkıyor. Bir de bütün bunlara sağı solu belli olmayan oyunumuz eklenince ne diyeceğimi bilemiyorum. İddiacılara tavsiyem uzak durun abi bu maçtan :). Birde büyük ihtimal kazanan kadro bozulmayacak ki İBB maçından sonra bozulmayan kadro Karabük'ten 3 yedi. Yine de tekrar ediyorum ne olacağımız hiç belli olmuyor. Güzel maç olsun yeter.

18 Eylül 2010 Cumartesi

2010 - 2011 Sezonu 5. Hafta Maçımız ; Kardemir Karabükspor - Gençlerbirliği

5. haftada Karabük deplasmanındayız. Deplasmanda takımımızı yalnız bırakmamak adına bizde yola çıkıyoruz. İnşallah sabah saatlerinde ufak bir Karabük turundan sonra maçtaki yerlerimizi alarak takımımıza destek vereceğiz.

Geçen hafta kritik bir maçtan galibiyetle ayrılarak özgüven tazeleyen takımımız bu maç için umutlu. Kötü gidişatın ardından geçen hafta hakemin inatla futbola izin vermeyen oyununa rağmen hayat belirtileri gösteren takımımız hazırlıklarını tamamladı. Geçen haftaki ilk 11'i bozmamayı düşünen teknik direktör Doll'de umut veren açıklamalar yaptı. Takımda eksik yok. Daha doğrusu bilindik Mustafa Pektemek, Stewart ve Mehmet Akgün'ün dışında ekstra bir eksik yok. Smeltz geçen hafta takıma ayrı bir hava getirdi ancak hala alışma sürecinde bu maçla biraz daha oyununa birşeyler katabilir düşüncesindeyim. Bunun yanı sıra Jedinak hala en zayıf halkamız. Hafta içi Thomas Doll'un yaptığı açıklamada kalite farklarından bahsetti. Burada vurgulanan muhtemel isim Jedinak olarak düşündüm ben. Tabi diğer oyunculara göre kumaşı daha iyi olduğunu düşündüğüm Ermin Zec'in yalnız kalmasından da bahsediyor olabilir. Orta sahayı elimizde tutarsak daha rahat bir maç geçirebiliriz düşüncesindeyim ancak Jedinak'ın bu formuyla çok eksik kalıyoruz o noktada.

Karabük'te ise Jedinak'ın bu formunu görünce o bile daha iyiydi dediğim Tozo sarı kart cezalısı. Orta sahada ilk eksik kendisi ancak Florin Cernat ismi korkutuyor. Etkili şutları da cabası. Bunun yanında sakat olan Mehmet Çoğum'da oynamayacak. Kağıt üstünde bakıldığında kadromuz bir adım öne çıksada Cernat ve Emenike'ye özellikle dikkat etmek lazım. Geçen hafta Kasımpaşa'ya karşıda çok etkili olan Emenike en büyük sorunumuz olarak göze çarpıyor. Lakin defansımız formunda. Kaleci Serdar, Curri ve Aykut'a bu maçta büyük iş düşecek. Mahmut Boz tecrübelendikçe iyiye gidiyor. Orhan ise istikrarsızlık göstermezse formunda şu an itibariyle. Ama Emenike gerçekten büyük tehlike. Orta saha üstünlüğünü de Karabük'e teslim edersek Emenike canımızı yakacaktır. Ama geçen haftalara göre daha umutlu gidiyoruz. Geçen hafta ki oyunumuzu devam ettirebilirsek en kötü (o da orta sahamızın da hala aynı olacağı düşüncesiyle) beraberlik çıkartırız. Ha unutmadan umarım duran toplara da bir çare üretmişizdir artık.

12 Eylül 2010 Pazar

2010 - 2011 Sezonu 2. Hafta Maçımız ; Gençlerbirliği - İstanbul Bş. Belediye!

Sezonun ilk galibiyetini almak için yarın İstanbul Belediye karşısına çıkıyoruz. Milli maç arasında eksiklerini gidermek için çalıştı Gençlerbirliği ancak bu arada oynadığı hazırlık karşılaşmalarında çok tat vermedi. Pursaklarspor ile yapılan maçta Smeltz'in gol atması ne kadar umut verici dursa da Hacettepe karşısında takım çok iyi görüntü vermedi. Cansız ve temposuz bir oyun oynadık. Tek beğendiğim isimse Alparslan oldu bu maçta ama o da Belediye maçı için kadroya alınmadı. Orta saha ile forvet arasında ki sorun çözülmemiş gibi duruyor hala. Smeltz'de Hacettepe maçında biraz etkisiz kalırken 2 hazırlık maçında 3 gol atmayı başaran Billy Mehmet'de biraz kıpırdanma var sanki. Ne kadar hareketlenme var desem de Kahe'nin ileride ki top tutma görevini yerine getiremiyor.

Bu maçta sistem biraz değişecek gibi. Zec gizli forvete geçip Smeltz forvette değerlendirilebilir. Ayrıca Alparslan Erdem'in yanısıra Serkan Çalık, Cem Atan gibi isimler de kadro dışı. Mehmet Akgün, Stewart, Mustafa Pektemek ve Murat Kalkan'ın sakatlıkları sürüyor. İBB'de ise Barbosa, Martin Kus ve Vinicius forma giyemeyecek. Defans yollarında sıkıntılılar. Yalnız geçen seneki sağı solu belli olmama durumu devam ediyor. Kendi sahamızda İBB'ye karşı şansımız tutuyor olsa da geçen haftada ki oyunu oynarsak beraberlik maçı bu maçta.

Doll'un koltuğu tehlikede diye haberler çıktı hafta boyu. Büyük ihtimalle bu teoriler doğru. Thomas Doll, koltuğunu kaybetmemek için elinden geleni yapacaktır. Bu maçta hüsran olursa bir kan değişikliği ne kadar yararlı olur bilemem ama istikrar istiyorsak bu maçta galip gelmek zorundayız.

21 Ağustos 2010 Cumartesi

2010 - 2011 Sezonu 2. Hafta Maçımız ; Gençlerbirliği - Gaziantepspor

Ligin 2. haftası Gaziantepspor'u evimizde ağırlayacağız. Kendi evimizde çıkacağımız ilk maç Eskişehir maçından elbette farklı olacaktır. Yada bu sadece benim iyimser düşüncem.

Eskişehirspor karşısında deplasmanda olduğumuzdan dolayı teknik direktör Doll'un düşüncesi ilk etapta yenilmemek oldu. Ve yaptığı değişiklikler ve oyun tarzıyla beraberliğe yatan bir oyun sergiledi Gençlerbirliği. Bu hafta evde olmanın rahatlığıyla biraz daha etkili oyun oynayacağımızı düşünüyorum. Geçen hafta Es-Es karşısında az daha bedavadan galibiyet alabileceğimizi bile düşünecek olursak o çekingen oyun ile bu maçta çok aksilik olmadığı sürece yenileceğimizi sanmıyorum.

Gaziantep'te bizim gibi sezona beraberlikle başladı. Tolunay Kafkas'ı takımın başına getiren renkdaşımız kendi evinde Kasımpaşa ile berabere kaldı ilk haftadan. Herhangi bir eksiğe sahip değiller şu an için ve 20 kişilk kafile ile Ankara'ya geldiler. Tek eksikleri olarak bir 10 numara transfer etmek istediklerini ama hala bir gelişme olmadığını gösterebiliriz.

Bizde ise Aykut'un durumunda belirsizlik devam ediyor ancak Orhan'ın oynayabilecek olması Kulusic'in yedek kulübeye geçip Mahmut'un da sağ bekten asıl mevkisi stopere geçmesini sağlayacak. Mustafa Pektemek ve Mehmet Akgün sakatlıkları sebebiyle kadroda yoklar. Michael Stewart ise tam bir kriz durumda anlaşılan. İlk 11 beklerken kadroya alınmamak yanısıra hemen gönderilmek isteniyor diye söylentilerin çıkmasının yanında bu haftada kadroda yok ismi. Ancak nedeni sakatlıkta olabilir çok emin değilim. Hücum konusunda Murat Tosun isminin yalan olması sonunda yine zayıflık yaşayacağız gibi. Eskişehir maçında sonradan giren Billy Mehmet, Kahe kadar umut vermedi. Bakalım kendi evimizde bizi nasıl bir maç bekliyor olacak?

16 Mayıs 2010 Pazar

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 34. Hafta

Turkcell Süper Ligde kapanışı evimizde Galatasaray ile yapıyoruz. Dün oynanan maçlarda Antalya'nın kazanması, Ankaragücü'nün de berabere kalmasıyla -ki yense bile bir şey değişmeyecekti- yerimiz 10. sırada garantilendi. Ligi 10. bitirdik sadece bir Bizans galibiyeti ile taçlandırmak güzel olabilir.

Galatasaray'da çalkalanmalar devam ediyor. Arda'ya fazla yüklenildi, Rijkaard gitsin filan derken Galatasaray karışık iyiden iyiye. Başarısızlığın sorumlusu aranıyor, açıklamalar yapılıyor. Bu arada yaprak dökümü de Mehmet Topal ile başladı. Ardından Jo Alves'in izinsiz ülkesine dönmesi, Lucas Neill'ın izinli olarak ülkesine dönmesi derken futbolcu kalmadı neredeyse Galatasaray'da. Ayhan, Baros, Elano, Hakan Balta'nın tedavilerine devam ediliyormuş. Tek dertleri üçüncü bitirebilmek ligi.

Bizim tarafta ise Cem Can cezalı, O'nun dışında eksiğimiz yok. Ancak bizde de hafta içi çıkan yolcu listesi oyuncuların morallerini iyi yada kötü yönde etkileyebilir. Başka yerlere kapak atmak isteyenler biraz daha hırslı oynayabilir. Bunun dışında İlhan'ı Thomas Doll'un istemediği, Cavcav'ın bunu duyup kızdığı ve ufak çaplı kriz çıktığı haberleri geldi. Haber gerçekse İlhan maça adapte olamayabilir. En çok merak edilen ise Mustafa Pektemek'in oyunu şüphesiz. 2.5 milyon euro'ya Galatasaray'a transfer olacağı haberleri çıktı. Bizde gelenek gibi birşeydir transfer belli olunca o takıma gol atar futbolcular keza Veysel ve Ahmed Hassan'da böyle oldu ve Beşiktaş'a gol atmışlardı transfer haberleri çıktıktan sonra. Mustafa'da gol atar ve sevinmezse bilin ki haberler gerçek ve Galatasaray'a gidiyor. Bakalım nasıl bir maç olacak. Yapılan transferler bu maçtan daha çok heyecanlandırıyor. Erken başladık, genç oyuncuları da keşfedip takıma adapte etmek adına son maçta bir iki altyapı oyuncusu oynatsak misal forvette Artun Akçakın güzel bir yetenek denenebilir.

7 Mayıs 2010 Cuma

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 32. Hafta

GAZİANTEPSPOR - GENÇLERBİRLİĞİ

32. haftada yani ligin bitmesinden 1 hafta önce bir kez daha deplasmandayız. Gaziantep ile yapacağımız maç bizim için formaliteden öte değil. Sadece Doll'un koyduğu tek rakamlı bir sırada bitirmek istiyoruz sözü açısından önemli bir maç. 9. sırada ki yerimizi garantilemek açısından yenmemiz gereken bir maçtan öte bir şey değil. Renktaş takımında artık hiç bir beklentisi yok bizim gibi. Düşen takımlar erkenden belli olunca ligin sonunu da böyle bekliyoruz.

Ayrıntılı bir maç yazısına gerek yok diye düşündüm. Kadro aynı bilindik kadro. Geçen hafta Denizli maçında oynamayanların oynaması düşüncesi tutmadı gibi. Bu hafta değişiklik çok fazla yapılmayacak gelen haberlere göre. Kaleci Serdar topu oyuna geç sokmak yüzünden topladığı sarı kartların cezasını çekecek bu hafta. Bunun dışında Brezilyalılarımız Sandro ve Tozo ise sakatlıkları nedeniyle bu maçta oynayamayacaklar. Şu an ki durumumuzun özetini de açıkçası Denizli maçı sonrası Thomas Doll yaptı. "Futbolcularım tatile çıkmış" diyerek durumu gayet net anlattı. Bu yüzdendir uzun zamandır maç sonu değerlendirme yazısı yazmıyorum. Zaten sezon sonu değerlendirme yazıları yazarsam değineceğim bir nokta olacak büyük ihtimalle, kendi altımızda ki takımlara yenilirken üstümüzde ki takımlara karşı bir üstünlüğümüz var. Galatasaray maçını bilemem ancak Gaziantep maçını yenebilir miyiz çok da emin değilim bu görüntü itibariyle...

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 32. Hafta

Amaçsız maçlarımızdan birine daha çıkıyoruz. Artık 9.luğa demir attık ve küme düşmesi matematiksel olarak kesinleşen Denizlispor ile oynayacağız. Denizlispor seyircisi önünde Süper Lige veda edecek, biz ise bu sene düşme korkusu olmadan son hafta maçlarımızdan birini oynayacağız.

Teknik-taktiklik bi durum yok aslında ama geleneğimiz bozulmasın yazımızı yazalım. Denizlispor A2 takımında oynayan 2 yetenekli gence bu maçta görev verecek haberleri geldi. Tabi genç isimler kendilerini göstermek için hırslı oynayacaklardır. Eksik var mı yok mu bilemiyorum ancak bu dakikadan sonrada çok önemi yok gibi. Ancak düşen takımların geleneğidir son haftalarda iyi oynayıp yenmeye başlarlar, böyle bir durumla karşılaşma ihtimalimiz olabilir. Oyuncularda stresin olmaması bir avantaj ancak düşmeninde moral bozukluğu vardır muhakkak.

Bizde oldukça rahatız. Denizlispor gibi tam olarak altyapı oyuncuları oynatmasakta Alparslan ve Serkan Çalık gibi ara dönemde transfer edip çok yararlanamadığımız isimleri oynatacağız. Büyük umutlarla alınıp sakatlıktan kurtulamayan Sinan Ayrancı'da bu maçta görev alabilir. Almanya'dan gelen ve daha bir kez Eskişehirspor maçında izlediğimiz Sebahattin Usta'da bu maçta forma giyebilir ancak bu genç isimlerin ilk 11'de çıkma şansları biraz zor gibi. Genç stoper Mahmut ve Kahe'nin sakatlıkları devam ediyor. Yedek kaleci Ulaş'ın 11'de çıkmasını beklerken kadroya alınmayıp yerine genç kaleci Özkan'ın kadroya alınacağı haberini duydum.

Ankara'dan uzak geçecek 2 haftanın ilk maçı olan Denizlispor ile yarın saat 16.00'da karşılaşacağız. Yenmek sadece prestijimiz olacak. Yenmeyi tabi ki çok istiyorum ancak genç oyunculara 11'de şans verilip gelecek sezonun kalacaklarını gideceklerini ayıklamak daha güzel olurdu bana göre.

23 Nisan 2010 Cuma

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 31. Hafta

İddiasız kaldığımız şu günlerde, yine iddiasız diyebileceğimiz bir takım olan Antalyaspor ile evimizde oynayacağız. İddiasız olmak futbolcuların üstünde ki baskıyı azalttığından daha iyi bir oyun sergilediğimizi söyleyebilirim. Bunu geçen hafta ki İstanbul Belediye maçında gördük. Bursaspor'a karşı yenilmemek adına defansif bir oyun oynarken Belediye'nin üstüne daha rahat giderek üç puanı gollü bir şekilde aldık.

Bu maçta büyük ihtimal böyle olacak. 2 takımda sadece biraz daha üst sıralar için oynayacak bu yüzden açık ve zevkli futbol izleyebiliriz. Gerek Thomas Doll'un gerekse Mehmet Özdilek'in oynattıkları futbol her zaman olmasa da zevk veriyor. Antalyaspor'un kalıplı forveti Serge Pacome Dijehoua ve asistleriyle bu sezon dikkat çeken ve Antalyaspor'a katkısı büyük olan Tita yok. Bu iki hücum elemanı yokken bizimde defansımızda Mahmut Boz dışında eksik yokken çok zorlanacağımızı sanmıyorum. Ancak Necati'ye dikkat etmemiz gerekiyor. Mehmet Özdilek'te ciddiyeti elden bırakmadıklarını ve 3 puan için oynayacaklarını söyledi hafta içi, bu sebeple eksiklerine rağmen yılmayacaklardır.

Bizde ise Mahmut Boz dışında tam kadro sahada olacak. Cezası biten Cem Can geri döndü ve büyük ihtimal Tozo veya Kerem ikilisinden biri yerine sahada olacak. Forvet hattının formsuzluğu geçen haftalarda Mustafa Pektemek'in açılmasıyla bozuldu. Mustafa hakkında Galatasaray iddiaları hala devam etmekte ve kendini göstermek içinde oynayacaktır. Aynı şekilde gönderilmesi gündemde olan Kahe, Tozo ve Sandro'da kendilerini göstermek amacıyla hırslı oynayabilirler. Haftasonu zevkli bir maç olacak ancak iddiasız takımları izlemeye gelecek taraftar sayısı çok az olacaktır. Kombineleri olmayan taraftarlar dışında gelecekler için biletlerin en ucuz 10 lira olması biraz fazla açıkçası. Maraton ve Kale Arkası fiyatları aynı tutularak insanları Maratona sevk etme çabası olsada Kale arkası 5 lira tutulsa insanlara daha çekici bir maç haline gelebilir ve Kale arkasınında dolması sağlanabilir.

Antalyaspor Kale Arkası: 10,00 TL
Gençlerbirliği Kale Arkası: 10,00 TL
Gençlerbirliği Kapalı: 15,00 TL
Gençlerbirliği Maraton: 10,00 TL

3 Nisan 2010 Cumartesi

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 28. Hafta

28. Hafta rakibimiz Manisaspor. Deplasmanda oynayacağımız karşılaşma oldukça zorlu. Artık düşme korkusu yaşamadığımız için rahatız ve geçen hafta ki maç yazımda bu sıralamada ki rahatlık takımın oyununa da yansımış durumda. Hal böyle olunca Diyarbakır ve Sivas ile düşmeme yarışı içine giren Manisaspor'un hırslı oynayacağını düşünürsek, Diyarbakır karşısında sergilediğimiz oyun ile puan almamız neredeyse imkansız gibi.

En büyük eksikliğimiz yine stoperde. Mahmut Boz'un sakatlığı devam etmekte. 2 haftadır sakatlığına rağmen oynamaya çalışan Radeljic ise son antremana çıkmayarak pes etmiş. iki oyuncuda çok büyük ihtimal Manisa kadrosunda olmayacaklar. Bunun yanısıra Aykut ile Orhan Şam'ın cezasının bitmesi buradaki açıklarımızı kapamamız açısından iyi oldu. Karşılaşmada geçen hafta iyi performans sergileyen Murat Kalkan'ın forma giymesi bekleniyor. Stoperde olan açığımızı ise Aykut Demir tamamlayacak. Harbuzi'nin sakatlığı geçmiş durumda ancak uzun süre oynayamaması bu maçta yedek başlayabileceğini gösteriyor. Sandro biraz biraz kendine gelmeye başlamışken Thomas Doll'un takımdan keseceğini sanmıyorum. Mustafa Pektemek'in adı yine Galatasaray ile anılmakta. Bakalım bu hafta ki performansı nasıl olacak? Ya dibe vuracak ya coşacak diye bekliyorum.

Manisaspor'da bizim eski futbolcularımızın çokluğu göze çarpıyor. Eren Aydın, İsaac Promise, Momha ve bizim taraftarın ve benim favori isimlerinden Mehmet Nas, Manisaspor'da. Oldukça hırslı oynayacaklardır. İlk yarıyı berabere bitirip Manisa'nın tüm hatlarıyla yüklenmesini sağlarsak, Hurşut ile kontrataklardan goller bulabiliriz. İlk golü attığımız takdirde de Manisa üstümüze gelecektir, geçen haftaki oyunu göz önüne alırsak kazanmak için tek şansımız kontratak futbolu. Golü kalemizde gördüğümüz takdirde gol atacağımıza imkan vermiyorum. Manisa'nın gol yollarında uzun zamandır bir etkisizliği var, aynı olay bizde de geçerli. Ve gerek bizim kalecimiz Serdar, gerekse onların kalecisi İlker Avcıbay oldukça formda. Golsüz geçmesi muhtemel bir beraberlik maçı diyorum ve beraberlik bile bana göre iyi bir sonuç.

26 Mart 2010 Cuma

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 27. Hafta

Yarın (cumartesi) Ankara'da Diyarbakırspor ile karşılacağız. İlk yarı da iyi oyun oynayıp mağlup olduğumuz ekibi yenersek iyiden iyiye rahatlamış ve üst sıraların bir ucunuda tutmuş olacağız. Tabii kazanmamızın en büyük faydalarından birini de Ankaragücü görecek ve ateş hattında en büyük rakiplerinden biri Diyarbakırspor'a puan olarak fark atmak için şans yakalayacak.

Diyarbakırspor oldukça karışık şu günlerde. Hükmen mağluptu, küme düşürülecekti derken, geçen hafta Antalya'yı yenerek süprize imzalarını attılar. Hafta içinde abuk sabuk bahanelerle Güvenç Kurtar tarafından kadro dışı bırakılan eski oyuncularımız Ümit Bozkurt ve Gökhan Tokgöz'ün sözleşmeleri feshedildi. Efendi haraketleriyle tanıdığımız bu oyuncuların, Diyarbakır'a en zor zamanlarında ki katkıları tartışılmaz ve doğru dürüst para alamazken oynayan isimlerdi. Bu hareket biraz yanlış geldi bana. Tabi değerlendirmesi bana düşmez ama Gençlerbirliği taraftarının sevgilisi "Ulubatlı Gökhan" olunca mevzu içim biraz buruldu. Maça tekrar dönecek olursak, Diyarbakır'da sakatlıkları süren Tazameta, Diallo ve Abdullah Çetin'in bizim maçta forma giymesi zor gibi. Bu kadar eksikle yapabilecekleri sınırlı ama tabi top yuvarlak en nihayetinde, can havliyle düşmemek için oynayacaklar futbolcular.

Bizde de eksikler fazla. Özellikle defans hattında Mahmut'un sakatlığı yine Radeljic'in tam iyileşemeden oynamasına sebep olacak. Mahmut'un son haftalarda ki oyunu gerçekten çok hoştu ve bizim için önemli bir kayıp. Bunun dışında henüz forma giyemeyen Alparslan Erdem'de sakat ve Aykut ile Orhan'ın cezalı olduğu haftada defansın kanadı oldukça sorunlu. Uzun zamandır forma şansı bulamayan Murat Kalkan mecburiyetten oynayacak ve nasıl oynayacağı soru işareti. Defasın sağına ise emaneten Cem Can geçecek büyük ihtimalle. Harbuzi'nin de sakatlığı sürüyor o da takımda ki yerini alamayacak. Bu kadar eksikle taşlar yerinden baya oynayacak. Oyuncuların sakatlıkları yeni gelecekler için ve bizim için şans. Eğer kendilerini göstermek için oynarlarsa güzel bir oyun izleyebiliriz haftasonu. Tabii ki aksi durumda mevcut. Hedefi İlk 10'da kalmak olarak belirlemiş Doll. Bu hedefi garantilemenin en güzel yolu bu maçı kazanmak. Hazır gazı almışken geçen haftadan yine süpriz bir şekilde tökezlemeyiz umarım.

Maç biletleri;
Kale Arkası: 10 Tl
Maraton : 10 Tl
Kapalı : 15 Tl

Diyarbakırspor maçı öncesi insanların önyargısını kırmak gerek. Bu maç bizim sahamızda ve Gençler taraftarı herkesçe bilinir. Biz ne küfürü ne şiddeti severiz. Bu bağlamda olay olur diye çekinceleri olan kişilere Gençler tribününde olay çıkmaz diyorum. Diyarbakırsporlular tel örgüleri aşıpta maçı zor tatil ettirir. Zevkli bir maç için Ankaralıları takımlarına sahip çıkmaya bekliyorum.

20 Mart 2010 Cumartesi

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 26. Hafta

26. Hafta da Sivas'ta ilk maçı 2-0 kazandığımız Sivasspor'a karşı oynayacağız. 8-9 haftadır galibiyet yüzü göremeyen takımımız, şeytanın bacağını kırmayı kılpayı kaçırdığı Fenerbahçe maçından sonra üç puan istiyor.

Sakatlıklar, şansızlıklar yüzünden hafta içi kurban kesen takımımız hazırlıklarını tamamladı. Ivan Radeljic oynamayacak dendiği sıra Fenerbahçe maçının yıldızı Mahmut'tan gelen kötü haberle yıkılan takımımıza, Radeljic'ten gelen iyi haber güzel oldu. Yoksa tek stoperle kalacağımız hafta defansta oyuncular alışık olduğu yerlerden başka bölgelere çekilecekti. Harbuzi'nin kart cezalısı olduğu haftada yerine büyük ihtimalle Sandro oynayacak. Formsuz Sandro çok fazla forma şansı alıyor şu aralar ancak hala istenilen seviyeye ulaşamadı. Geçen haftadan farklı olarak Burhan büyük ihtimalle sahada ki yerini alacak. Geçen hafta Fenerbahçe beraberliğinden sonra eleştirilen Thomas Doll'un Hurşut, Kahe, Burhan üçlüsünden oyuna alacağı isim olacak mı en büyük merak konusu bu. Hurşut veya Burhan ikilisinden birisinin ve Kahe'nin oynaması gerektiğini düşünüyorum. Mustafa Pektemek'in formsuzluğu umarım geçicidir. Aklıma gelen Galatasaray'la anlaşma senaryoları yüzünden ise bu formsuzluk bu sezon kendisinden verim alamayacağız gibi. Forvet sıkıntılarımız tavana vurmuş durumda, Serkan Çalık'ı sonradan girdiğinde izledik ve çok birşey göremedik, gol atmak çok zor olacak bizim için.

Sivasspor ise Diyarbakır'ın galip gelmesiyle potaya tekrar düştü ve çıkış arayacak. Gol atmanın güç geçeceği karşılaşmada, sıkı defans ile karşılaşmamız olası. Kontratak yapabilecek oyunculardan Agbetu gibi isimlere dikkat etmek lazım. Gol araken yiyeceğimiz bir karşı atak, pahalıya mal olabilir. Golü ilk bulan takımın kazanacağını düşünüyorum. Umarım galip gelerek üzerimizde ki ölü toprağını atarız.

12 Mart 2010 Cuma

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 25. Hafta

Uzun internetsiz günlerin sonunda yazmaya başlayabildim. Uzun süre gerek işler gerek internet yoksunluğu bir türlü yazamamıştım arada Trabzon maçı da kaynadı haliyle ama hala ilkelliğini korusada kaldığım öğrenci yurdunun imkanlarıyla bu kadar olabildi deyip affınıza sığınıyorum ve hemen yarın ki maçımız olan Fenerbahçe analizini kendimce yapmak istiyorum.

Öncelikle Fenerbahçe'de sakatlıkların iyileşmesi yüzleri güldürmüş gözüküyor. Ancak bizim için hala en büyük umut olan bir eksiklik var. ALEX! Baş belamız Alex'in 2 maçlık cezası onandı ve bize karşı (şükür!) forma giyemeyecek. Hatırladığım hiç bir maçta sağolsun bizi boş geçmedi. Şimdi onun yokluğu bizi daha da umutlandırıyor. Ancak Fenerbahçe'nin Alex'siz maçlarında öne çıkmaya başlayan bir diğer ismi de unutmamak gerek. O da Özer Hurmacı. Fenerbahçe köreltmezse çok büyük şeyler beklediğim bir isim Özer ve bu maç için beni en çok korkutanlardan. Emre'de milli maçta gösterdiği performans ile formda. Lugano'nun ağrılarının olduğu söyleniyor umarım kendisi de oynamazda çok fazla sakat vermeyiz. 19 Mayıs'ta oynanacak karşılaşma ve zemin bozuk. Bizimkiler duruma alıştıysa az biraz Fenerbahçe'yi zorlayabiliriz. Onlara göre daha mücadeleci bir takımımız var ancak yine de zayıf futbolculara sahibiz.

Bizim tarafta ise ilk eksiklik Radeljic. Arada sırada kritik müdaheleler yapsada ağır kalan bir isim olduğu için çok eksiklik sayamayacağım ancak onun yokluğu hava toplarında bir zaaf yaşayabileceğimize işaret gibi. Mahmut Boz'un da ufak bir rahatsızlığı varmış. Stoper konusunda bakalım Doll nasıl bir taktik çizecek. İlk yarıda Aykut'u koyarak bu eksikliği gideriyordu ama Vranjes'i de stoper de deneyebilir bu maçta Mahmut iyileşmez ise. Onun dışında haftalardır bir gevşeme var futbolcularda. Şimdiden "nasıl olsa küme düşmeyiz" rehavetimi bastı diyorum arada ancak bu maçta kaybedilip alt sıralarda ki ekipler kazanırsa yine hesaplar yapmaya başlarız gibi duruyor. Hurşut ve Orhan Şam formsuzlukları yüzünden uyarılmış Doll tarafından. Ayrıca Doll'un sözleşme imzalaması da takıma olumlu hava getirebilir inancındayım. Kafaları daha rahat olur hem oyuncuların, hem Thomas Doll'un. Bu maçı zor kılan etken ise Fenerbahçe'nin tamam devam mücadelesinde olması. Galatasaray maçına kadar geçecek periyotta bizi ve Antep'i kayıpsız geçmek isteyecekler. Ancak bizimde çıkışa ihtiyacımız var ve bu maçta bunu gerçekleştirirsek büyük bir sükse yaparak ekstra motivasyon kazabiliriz. Şu an ki şartlar altında ise favori Fenerbahçe. Benim analizim biraz iyimser durumlara yönelik oldu.

Maç saat 19:00'da. Biletler kale arkaları 30, maraton 40 ve kapalı tribün 60 TL olarak belirlenmiş. Ankaralıları bu maça bekleriz.

27 Şubat 2010 Cumartesi

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 23.Hafta

Ankara derbisi yarın oynanacak. Ankara'da bitmek bilmeyen tartışmalar uzun süre devam etti. Ankaragücü taraftarlarının da rahatsız olduğu Yenikent ASAŞ stadından haber en sonunda geldi ve maç 19 Mayıs Stadına alındı. Maç öncesi en iyi haber bu olsa gerek. Hatta Ankaragüçlüleri sevindirecek bir haber daha var bu maç için. Ankaragücü'nün deplasman sayıldığı bu maçta alışıldık saatli kale arkası tarafı değil, Ankaragücüyle özdeşleşmiş Gecekondu kale arkası (Gençlik Parkı) tarafı ayrılmış Ankaragüçlülere. İlhan Cavcav'ın Melih Gökçek'in gönlünü almak için böyle bir uygulamaya gittiğini düşünmedim değil. Ayrıca bu tarz maçlarda iyi oyunu kim oynarsa oynasın puan alan taraf genellikle zor durumdaki takım oluyor. Hemşehri dayanışması mı, şike mi dersiniz size kalmış.

Ankaragücü'nde Vassell dışında eksik yok. Vassell'in sorunlu hali devam ediyor. Ancak Robert Vittek bu karşılaşmada ilk 11'de çıkacak bir isim. Vittek'in yanı sıra Geremi, Sapara, Rothen gibi flaş transferleri de bu maçta forma giymesi beklenenler. Bunların forma giydiği maçlarda Ankaragücü iyi sonuçlar alamasada bize karşı farklı hazırlanacaklardır. Geremi'den duygusallık bekliyorum eski takımına karşı :D. İşin şakası bu tabi ki. Ankaragücü biraz daha atak futbol oynayacak bize karşı.

Gençlerbirliği ise son haftalarda galip gelememenin verdiği stres ile defansif oyun oynuyor. Bu durum derbide de devam ederse halimiz çok iç açıcı olmayacaktır. Beraberlik kokan bir maç olur. Tabi yapacağımız hatalarla mağlupta olabiliriz. İlk maçta 2-1 mağlup ettiğimiz hemşerimize karşı o maçın ilk yarısı hariç ikinci yarıda ki kontratak ve hücum ağırlık futbolu oynamamız gerek. Harbuzi'nin isteksiz görüntüsü en sonunda Thomas Doll'u da bezdirmiş ve antremandan kovulmuş Harbuzi. O'nun yokluğunda o bölge de büyük ihtimal Sandro oynacak. Sandro'nun da formsuzluğu ayrı bir dert. Orta sahadan gelecek topları nasıl taşıyacağız forvete diye endişeler olacaktır. Zaten iyiden iyiye forvetlerde de formsuzluk devam ediyor. Tek güvencem Hurşu ile Mustafa Pektemek. Ancak gol atsa da atmasa da Kahe'nin de bu maçta kesinlikle forma giymesi gerek. Zaten zor top taşıyacağız gibi, birde ileride top tutamamak bizi kendi sahamıza mahkum eder. Thomas Doll'un durumu da yılan hikayesine dönmüş durumda ve yaptığı yatırımlar nedeniyle Ankaragücü'nü favori göstermiş. Bu durum defansif, beraberliğe yatan bir oyun anlayışı sergileyeceğimize işaret değildir umarım.

Beraberlik maçı olacağı kanısındayım. Maç 19 Mayıs'ta ancak oynayacağımız oyunun pek tat vereceğine inancım oldukça düşük. Herşeye rağmen Trabzon maçı öncesi kazanmamız şart.

19 Şubat 2010 Cuma

Gençlerbirliği ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 22. Hafta

Eskişehir'de 22. haftada, Eskişehirspor ile karşılaşacağız. Kasımpaşa sonrası kırılan umutlarımızda bir tazelenme yaşamak istiyoruz ancak şu an itibariyle zor gözüküyor.

Abdülhamit'in soğuk algınlığı dışında eksiğimiz yok. Maça tam kadro gelebileceğiz ancak nasıl oynayacağız büyük muamma. Kasımpaşa karşısında taraflı, tarafsız herkes galibiyet beklerken aldığımız mağlubiyet moralleri biraz bozdu. Yetkililer ise şu an için hala Yenikent mi, 19 Mayıs mı diye tartışıyor. Doll'un Almanya'ya çok sık gitmesinden doğan rahatsızlık ortamı derken, iç işlerimiz yine oldukça karışık. Futbolcular ise açıklamalarında iyi bir havada olduklarının sinyalini veriyorlar. Yenmeleri gerektiğinin farkındalar. Ancak Thomas Doll'un fark yaratcak oyuncumuz olmaması açıklaması takımı etkileyecek mi? bir de bu soru işareti çıktı bütün bu kaos ortamı yetmezmiş gibi. Oldukça karman çorman bir havadayız.

Eskişehir ise son galibiyet ile moralli ve taraftarlarının karşısında maça çıkacaklar. En kötü dönemlerinde bile taraftarlarının ateşlemesiyle iyi sonuçlar alabilen bir takım. Kasımpaşa oyununu burda da oynarsak, Es-Es, Kasımpaşa gibi beraberliğe yatacak ir görüntü sergilemeyeceğinden söylemesi ürkütücü ama fark gelebilir.

5 gündür Eskişehirdeyim. Gece yağmur yağmasına rağmen gündüzleri bahar havası var. Maçın saat 3'de oynanacağını düşündüğümüzde taraftarlar için güzel bir maç havası olacaktır. Futbolcularda oldukça güzel bir havada kıran kırana bir maç geçirebilirler. Tabii ki bu kıran kırana durumu Ankara takımlarının Eskişehir'i zorlaması yüzünden istatistiki bir olasılık olarak söylüyorum. Yarın hızlı tren vasıtasıyla bir çok Gençlerbirliği taraftarı da bu maça gelcektir. Umarız emeklerimiz ve taraftarın herşeye rağmen bu vefası karşılık kalmaz.

13 Şubat 2010 Cumartesi

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 21. Hafta

Yarın saat 14:OO'da Yenikent ASAŞ Stadında Kasımpaşa'yı ağırlayacağız. Aslında tarafsız saha gibi düşünülebilir Yenikent. Bolu'da olduğu için İstanbul ile Ankara'nın ortak noktası. Allah'tan Kasımpaşa'nın seyircisi akın peşinde değil.

Gençlerbirliği'nde Harbuzi yok. 3 hafta forma giyemeyecek. O'nun yokluğunda o bölgede yüksek ihtimal Sandro oynayacak. Sandro'nun formsuzluğu düşündürücü tabi ki. Beşiktaş maçında ki gibi hayaleti oynayacaksa çok zorlanacağız demektir. İdeal 11'imizle çıkacağız maça her zaman olduğu gibi. En büyük muamma Vranjes ve Hurşut. Serkan Çalık'ın hafif sakatlığı yüzünden umut yok. Ancak Vranjes oynayacak mı henüz bir haber gelmiş değil. Kerem'in hali ortadayken, Vranjes bir an evvel takıma yerleşmeli. Hurşut'un ise ailevi problerini halletmek için Hollanda'ya gittiğini duymuştuk. Bu durum ilk 11'de başlamasını etkileyecektir muhakkak ama kadroya da alınmayabilir antreman eksikliği gerekçesiyle. Daha önce Vranjes olmadan kör topal idare ediyorduk ama Hurşut olmazsa bizim için büyük kayıp olur.

Kasımpaşa cephesindeyse bir çıkış vardı son dönemlerde. Yaşlı kurt Cenk İşler ile döktürüyorlar. Aynı zamanda ilk Süper Lig zamanlarından beri beğendiğim Andre Moritz en tehlikeli oyuncuları. Bunun dışında bir handikapları var o da teknik direktörleri Yılmaz Vural. Şu sıralar kafasını Milli Takım hocalığıyla bozan Vural, takımı biraz boşladı gibi. Ama kendini kanıtlamak istediği için hırsta yapabilir. Tam bir bomba. Ne olacağı belirsiz ya kendi ellerinde ya da bizim elimizde patlayabilirler. Ancak yüksek ihtimal kazanacağımız bir maç.

Tekrar hatırlatalım saat 12:00'da Yenikent'e ücretsiz otobüs kaldırılacak. Atatürk Spor Salonunun önünden ve 19 Mayıs önünde bekleyecek otobüsler. Kombineler maçta geçerli olacaktır. Sadece maraton tribünü ve kapalı açılacak bütün biletler 5 lira. Herkesi bekliyoruz. Ankaragücü gölgesinden de kurtulmuş stad. Bayraklarımızla kapatılmış futbolcu resimleri. Kendi sahamızda güzel bir maç olacak inşallah.

5 Şubat 2010 Cuma

Gençlerbirliği Ve Rakipleri 2009-2010 Sezonu 20. Hafta


Beşiktaş ile İnönü Stadında 20. haftanın açılış maçında karşı karşıya geliyoruz. En son 2001 senesinde mağlup ettiğimiz Beşiktaş karşısında makus talihimize bir son verme niyetindeyiz.


Gençlerbirliği'nde eksik yok. Ancak tam olarak hazır olmadığı düşünülen yeni transferimiz Jurica Vranjes bu maç için kadroya alınmadı. Ayrıca sakatlıktan sonunda kurtulup antremanlara başlayan genç forvetimiz Sinan Ayrancı'da henüz hazır olmadığı gerekçesiyle kadroda yok. Beşiktaş karşısına klasik 11 imiz ile çıkacağız. Hafta içinde kanat antremanları yaptığımız haberleri geldi. Kontratak veya orta-kafa-gol deneyeceğiz büyük ihtimalle. Kontratak veya kanat oyununda en etkili ismimiz an itibariyle şüphesiz Hurşut Meriç. Ancak ailevi problemleri yüzünden antremanlarda tam verim verememiş sözde. Bu sebeple yedek başlayacağı söyleniyor. Bana kalırsa böylesi daha iyi oyunun sıkıştığı ve Beşiktaş'ın yorulduğu anda oyuna girerse sol kanadı felç edebilir Hurşut. Gerisi Kahe'ye ve ilk 11'de başlayacağı söylenen Mustafa Pektemek'e kalıyor. Kahe maça yüksek ihtimal tek forvet başlayacak ancak kanat oyunu oynayacaksak Mustafa Pektemek'in de forvette olması lazım. Kanatta orta açmakla görevli bir Mustafa çok verim vermez ama hava toplarında ki üstünlüğü ile forvette en büyük gol silahımız olur.


Beşiktaş cephesinde en önemli kayıp Mustafa Denizli. Ameliyat olan Mustafa Denizli bu maçta takımın başında olamayacak. Tayfur Havutçu ile maça çıkacak Beşiktaş'ta bu durumun ne kadar etkisi olur bilinmez ancak hafta içinde sakatlığı bulunan Ferrari bu maçta oynayamazsa Beşiktaş için büyük eksiklik olacaktır. Ayrıca gol yollarında ki sıkıntıları da bu maçta devam ederse, İnönü'den puan veya puanlar almaya çok yakınız. Beşiktaş tarafından beğenilmeyen Rüştü'yü aşmak maçın bizim açısından en zor işi olacağı kanaatindeyim.


Umarım makus talihimizi gömeriz tarihe de şöyle güzel bir galibiyetle döneriz Ankara'ya. Beşiktaşlı taraftarlar Demirören'i protesto edeceklermiş, destekleriz hatta Beşiktaş'ı yenersek Demirören'in üstünde daha bir baskı olacaktır ve bundan iyi de protesto olmaz diye düşünüyorum. Bizi desteklesinler maç boyu =D.

22 Ocak 2010 Cuma

Gençlerbirliği Ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 18. Hafta


2010 yılının ilk lig maçını, ilk yarının flaş takımlarından Kayserispor ile Kadir Has Arena'da oynayacağız. Devre arası hazırlık kampları, transferler derken ikinci yarı bizim için Pazar günü başlıyor.Öncelikle takımımız başta olmak üzere bütün kulüplerimize ve taraftarlara hayırlı olsun diyeyim.


Gençlerbirliği'nden başlayacak olursak, devre arası hazırlık kampında Gaziantep'ten alınan mağlubiyet ve Köln maçında gelen beraberlik dışında yaptığımız maçlarımızı kazandık. Takıma sezon başından beri gurbetçi akını var, devre arasıda devam etti ve ilk olarak Hollanda'dan Abdülhamit Yıldız, ardından Galatasaray'ın 2 gurbetçisi Serkan Çalık ve Alparslan Erdem takıma katıldı. Ancak bu Galatasaray'dan gelen yeni isimlerin uzun süredir sakatlıklarla boğuşmaları sebebiyle Kayseri ile yapılacak maçta forma giyme durumları meçhul. Alparslan Erdem geçirdiği son ameliyat ile 1.5 ay kadar yokmuş. Gelen isimler dışında gidenlerin olmaması ilginç ve sevindirici bir durum bizim için. Orhan Şam, Mustafa Pektemek, Harbuzi, İlhan gibi isimlerin söylentileri çıktı, takımı olumsuz etkilemeyeceğini düşünüyorum. Yeni transferlerden tam anlamıyla yararlanamayacak olsakta eksiğimiz yok, kaldığımız yerden devam etmeye hazırız. Ayrıca şu sıralar Jurica Vranjes ismi dolanıyor. ilk maça yetişemeyecekte olsa, takıma tecrübesiyle bile katkı yapabilecek bir isim bana kalırsa.


Kayseri cephesi ise sorunlu gözüküyor şu sıralar. Mehmet Topuz transferinde etik dersi veren yönetim, bizden Troisi'yi kaçırmış ancak gözüken o ki kendilerine yar olmamıştır bu futbolcu. Sansasyonlarının ardı arkası bu dönemde kesilmedi. Bu sefer kahraman ilk yarı da defansın başarılı ismi Ali Turan idi. Gitmek istediğini söylediği için kadro dışı kaldı. Futbolcuya insan değilde ticari malmış bir metaymış gibi davranan Kayseri yönetimi, Ali Turan'ı da sürekli birilerine sattı ancak yine ellerinde kaldı. Tolunay hoca da bi şekilde tutuştu ve futbolcusunun affını bekliyor. Yöneticisi etik dersi verir, Galatasaray ile dalga geçmesini bilir ancak iş transfer olunca kurallar tabular yıkılıyor Kayseri için. Manisaspor'dan transfer edilen kaleci Orkun Uşak, statü gereği bir sezonda 2'den fazla takımda oynayamayacağı için lisansına vize alamamış. Kayseri'nin iş bilir(!) yöneticileri böylelikle bir bombaya daha imza attı. Orkun'u oynatamayacak Kayseri, bizim maçta as kalecisi Süleymanou'nun Afrika Kupası'nda olmasında dolayı çaresiz kalmış durumda. Diğer kalecisi Yusuf'un sakat olması ile son kalecileri Gökhan Değirmenci'ye kaldı takım. Ancak bu isiminde formsuz olduğu söyleniyor. Kayseri'de durum bundan ibaret. Sorun sorun ve sorun.


Bütün sorunlara rağmen, deplasman faktörünü de göz önüne katarsak, ilk yarının bu flaş takımını yenmek kolay olmayacak. Özellikle defansta verebileceğimiz açıklar Makukula'nın iştahını kabartabilir. Tabi ki kazanmamızı istiyorum ancak yine de mantığımla düşününce puan çıkarmak güzel sonuç gibi duruyor. İlk maçta da hatırlanacağı üzere berabere kalmıştık kendi sahamızda. Eğer durum uygun olursa Kayseri'ye gitmeyi de düşünüyorum. Zaman ne gösterir bilinmez ama maç sonu öyle yada böyle maç sonu yorumumu burdan ve www.goal.com/tr adresinden takip edebileceksiniz. İkinci yarı tekrardan hayırlı olsun herkese...

18 Aralık 2009 Cuma

Gençlerbirliği ve Rakiplerimiz 2009-2010 Sezonu 17. Hafta

Yarın Ali Sami Yen Stadında Galatasaray'ın konuğu olacağız. Son Gaziantep beraberliği biraz tadımızı kaçırdı tabi. 5 ila 10. sıra takımı hüviyetine bürünmek üzereyiz. Bizi bu kimlikten çıkarıp "biz daha ölmedik" dedirtecek maçtır bu maç. Ancak çıkış maçlarımızda yaşadığımız tökezlemeler de gittikçe ananevi olmaya başladı.

Galatasaray, yol yorgunu diyeceğim ancak Graz deplasmanında hafta içinde çok genç isimlerle mücadele ettiler. Kewell, Arda gibi isimler dinlendirildi. Baros'un sakatlığı bildiğim kadarıyla devam ediyor. Strum Graz maçı fiziksel olarak çok etkilemeyecektir Galatasaray'ı büyük ihtimalle. Ancak alınan 1-0'lık mağlubiyetin genç oyunculara negatif yansıması üzerine bütün takımda negatif bir hava yayılır mı diye de komplo teorisini atarım ortaya. Biraz öküz altında buzağı aramak oldu ancak bir umut olur mu olur. Galatasaray son 7 maçtır bize karşı hiç kaybetmediği gibi sürekli olarakta kazanmış. Yani inanılmaz bir şansızlığımız var. Son iki sezon da ki kötü Gençlerbirliği yok karşılarında tabi ki. Ayrıca kötü dönemlerimizden birinde bu takımı Türkiye Kupası'ndan eleyen takımda bizdik. Şöyle de bir gerçek var ki Galatasaray böyle son hafta mücadelelerinde banko sayılan maçlarında puan kaybetmiş.
Gençlerbirliği'nde ise Thomas Doll yaptığı açıklamada puan yada puanlardan söz etti. Herhangi bir durumda beraberliğe de yatabiliriz bu da tescilli bir gerçek. Normal zamanda kızardım böyle açıklamaya ancak Thomas Doll'un dediği gibi lig için üstün kadrolu ve Avrupa'da da dolu dizgin giden bir Galatasaray'dan bahsediyoruz. Mevzu bahis böyle bir takımken yedeğimizin olmadığı mevki olan stoperde iki adamımız cezalı. Takımın en golcü futbolcusu Mustafa Pektemek sakat. İbreler nereden bakılırsa bakılsın Galatasaray'ı gösteriyor gibi. Futbolcularımız takım oyununu iyi yaparlar ve bireysel olarak çok fazla hata yapmazlar ise bu maçtan puan çıkarabileceğimizi düşünüyorum. Stoper en çok tecrübe gerektiren nokta ki 18'lik Mahmut'un o bölge de ne yapabileceği süpriz. Kadrosuna rağmen defansında zaafları olan bir Galatasaray ile oynuyoruz ki bu da bol gollü bir maçın geçebileceğinin işareti.
Takımımıza bu zorlu mücadele öncesi başarılar diliyorum.
Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara