Satılmışlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Satılmışlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2011 Pazar

Gözünüze Dizinize Dursun!

 Şu maçtan zaten yenebileceğimize dair umudum yoktu da asıl beni Trabzon'un çirkefliği böyle dellendirdi. Şu 2 haftada bir yandan Fenerbahçe, bir yandan Trabzonspor itham edilmediğimiz suçlama kalmadı. Maçla ilgili bir şey söylemeye gerek duymuyorum. Fener'in uşağı hakemler diye bağıran Trabzonsporlular alın işte üstte attığınız gol. Aşağıda da buna göz yuman hakeminiz.
Sadece bununla bitse iyi 2-3 kere sizden çıkan topa verilen korner kararlarıyla Bülent Yıldırım, Mustafa Emre Eyisoy ve Cem Satman bizim için çalıştı bugün diyebiliyor musunuz? Fenerbahçe maçınızı yöneten bu adamı yerden yere vuruyordunuz hadi Gençlerbirliği'nin hakkını yedik diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz çünkü sizin içinde galibiyete, zafer giden yolda herşey mübah. Siz bütün çirkefliğinizle bize "o.. ç.." dersiniz, "bir avuç i..." dersiniz çünkü size yakışan bu. Bu kadar eziksiniz. Anadolu masallarına inanmıyoruz biz artık çünkü sizde sistem kölesisiniz ve üç İstanbullu'dan gram farkınız yok. 

Yenince Trabzon'dan, yenilince Fenerbahçe'den dünya küfür yedik. Serkan Çalık'a laf eden Fenerbahçeliler keşke izleseydiniz şu maçı da nasıl oynadığını görseydiniz Trabzonlu Serkan Çalık'ın ama sizin için önemi yok nasılsa ortalık malı biziz. Alınan satılan sadece bizim oyuncularımız. Bu ülkede oynanan futbola saygısı olmayan her takımdan nefret ediyorum. Bu tür suçlamalara sığınan zavallılara diyorum gözünüze dizinize dursun.

Yine filler tepişti ezilen biz olduk.

8 Mart 2011 Salı

Orhan Şam > Ercan Saatçi


Fenerbahçe  maçının ardından twitter'da yüzyüze tanışamasak bile benim için çok değerli olan blogger dostum Alper Kaya'nın yazısıyla gördüm olayı. Devşirme spor yazarı Ercan Saatçi ve çok sevdiği takımı Fenerbahçe'nin bizi 4-2 yendiği maçın ardından Hürriyet gazetesi için kaleme aldığı yazısı umrumda bile değildi ancak klasik Fenerbahçe hazımsızlığı kendisinde epey bir olacak ki Orhan Şam'a sallamış inceden.

Doping yaptığı öne sürülen ancak daha sonra hakkını arayarak aklanan futbolcumuza yazısında yaptığı TOP 5 köşesinde aynen şunu demiş ;

 "Haksızlığa uğrayan ve uğradığıyla kalan Orhan’ın müthiş golü."


Hazımsızlık diyorum çünkü çok sevdiği Fenerbahçe'sinin bayan basketbol takımı oyuncusu Taurasi'yi geri getirememenin acısı var. Bu yorumda ne var diyenler muhakkak olacaktır ancak Orhan'ı tanıyamayan birinin böyle bir laf etmeden (iyi yada kötü) durup düşünmesi gerekir.


Orhan, Taurasi gibi kaçmadı, mücadele verdi ve aklandı. Oynadığı 2 lig maçında da fileleri havalandırdı. Hırslı döndü, kendisini yeşil sahalardan uzaklaştıranlara en cevabı da sahada veriyor.


Aziz Yıldırım, o çok sevdiğiniz başkanınız Taurasi'yi döndüremedi ve aklandığıyla kalan Taurasi oldu, Fenerbahçe oldu. Şimdi soruyorum sana Ercan Saatçi ;


"Lugano'nun akıl dolu kafa golü dediğin gol buz gibi ofsayt bunu nasıl hazmedebiliyorsun?"


"Gençlerbirliği'ni, Orhan Şam'ı kaç kere izledin ki yorum yapabiliyorsun?"


Ercan Saatçi'nin objektif(!) maç yazısı linkidir bu da;  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17209460.asp?yazarid=84&gid=377

28 Mayıs 2010 Cuma

Billy Mehmet'ten İnciler(!)

İmza törenin de yaptığı harika açıklama aynen budur;

''Gençlerbirliği'nde bir işe atılacağım. Farklı bir ülke, farklı bir lig. Bir an önce alışıp, takıma yararlı olmaya çalışacağım. Turkcell Süper Lig, kolay bir lig değil. Mücadele edilmesi gereken bir lig. Hedefim burada kendimi gösterip, Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş'a transfer olmak. Burada, attığım gol sayısını arttıracağıma inanıyorum.''

Şimdi bazı insanların haklı olarak "ne var ki bunda? bütün futbolcular diyor bunu" diyecektir ancak şu unutmamalıdır ki bizde bu takımın taraftarıyız. Futbolcunun gönlü kimde olursa olsun profesyonellik burada devreye girer. Kimsenin bizi yok saymasına tahammül edemem. Bu adam bizim futbolcumuz artık ne yapsakta, sezon başında moral bozmakta anlamsız belki ancak bu adam ne kadar iyi de oynasa, isterse takımın 1 numarası olsun, herşeyi olsun, artık attığı her gole tepkisiz kalacağım. Kendisi bizi yok saydıysa, bende kendisini yok sayarım, saha da 10 kişiyiz sayarım. Biliyorum çok futbolcunun gönlü başka takımlarda ama bunu hele ki imza töreninde bizi yok sayarak söylemenin alemi yok. Ben istatistiki olarak zaten çok iş yapacağını düşünmüyordum ama artık yapsa da yapmasa da isteğim bu adamın geldiği gibi gitmesidir. Daha Türkçe'yi, kendi takımının ismini öğrenmeden, yeni formasıyla topa vurmadan 3 takımın adını zikreden adamı yok sayarım.

6 Şubat 2010 Cumartesi

Thomas Doll'dan 2. Hayal Kırıklığı!!!


Beşiktaş maçında ki oyuncu tercihleri ve defansif korkak oyunu yüzünden hayal kırıklığına uğradığımı söylemiştim. Bizi yakan adam Thomas Doll oldu dedim. Derken derken, bugün 2. şok geldi. Şok derken genelleme yapmayayım, benim açımdan bir şok etkisi yaratan haber oldu bu.

Beşiktaş ile söylentisi çıkmıştı bilindiği üzere Doll'un ve bu haberleri yalanlamıştı. Önceliğin bizde olduğunu ve Beşiktaş ile anlaşmadığını söylemişti. Bugün ise çok farklı konuştu Doll ve beni ikinci kez hayal kırıklığına uğrattı. Ersun Yanal'ın Fenerbahçe ile adı çıktığı zaman bizi boşlayıp iki kupadan etmişti bilindiği üzere ve ben kendisini hep profesyonel davranamamakla suçlardım. Thomas Doll'u ise dobra ve sözünde bir adam olarak izlemiştim. Ancak sanırım yanılmışım.

Beşiktaş'ın genel kurulunda eğer Murat Aksu başkanlığa seçilseydi Thomas Doll'u Beşiktaş'ın başına getireceği konusunda sorulara yant veren Doll "Kendisiyle prensipte anlaşmıştık. Ama olmadı. Alman basınında ki arkadalara da bunu söylemiştim, ama bazı bilgileri eksik yazmışlar" demiş.


Sağol Doll, ilk defa bir teknik adamı bağrımıza bastık. İşte bu dedik. Yeniden doğuyoruz dedik. Sende satıyordun demek bizi. Yönetime sallayıp dururken, sen çıkıp vurdun bizi. Ben senin arkanda nasıl dururum ki bundan sonra. Tek diyebileceğim yapacağını yap sonra da bizi üzmeden sende çek git. Bunun adı profesyonellikse hiç birşey diyemiyorum. Bunu kendine yedirebiliyorsan, bizimle ilgilenmen gereken, bizi düşünmen gereken yerde başka bir takımla sezon sonu, sezon başı için farketmez anlaşmaya oturabiliyorsan, senin de hiç bir farkın yok artık diğerlerinden.

29 Ocak 2010 Cuma

Yine İşbaşındalar!


Alman Bild Gazetesi, Teknik Direktörümüz Thomas Doll'un Beşiktaş ile anlaşacağını iddia etmiş. Alman basının amacı nedir bilmem ama bu haberi Türk Medyasına taşıyanların işi diye düşünüyorum. Hatırlanacağı gibi daha önce de Vatan Gazetesi, Alman Bild Gazetesini kaynak vererek Thomas Doll'un gönderileceğini iddia etmişti.


Beşiktaş maçına hazırlandığımız bu dönemde bu tarz iddialar atılarak takımın motivasyonunun bozulması ve teknik direktörümüzün aklını karıştırılması sağlanmaya çalışılmış büyük ihtimalle. Şampiyonluğa oynadığımız 2002-2003 sezonunda da Ersun Yanal için defalarca Fenerbahçe ile anlaşacak iddiaları ortaya atılmış ve takımın dengesini bozmayı başarmışlardı özellikle son dönemler. Ersun Yanal ile çıktığımız 2 Türkiye Kupası finalini de kaybetmemizin başlıca sebebi budur. Aynı durum şimdi de Thomas Doll için uygulanmaya çalışılıyor. Thomas Doll iddiaları yalanlayıp zaten bizim gibi düşündüğünü göstermiştir. Beşiktaş maçının sonucunu merakla bekliyorum bu haberlerden sonra. Yancı medya Anadolu takımlarından çek artık ellerini.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Tarık Artukmaç İstifa Et!


Fenerbahçe maçından sonra görülmemiş bir olay yaşanmış, Ankara yerel spor haberlerinde geçen olayda skandala imza atan isim Gençlerbirliği Başkanvekili Tarık Artukmaç.


Sözde Başkanvekilimiz olan bu zat, Fenerbahçe maçında yediğimiz ilk golden sonra, Fenerbahçe yöneticisi Mahmut Uslu ile "çak" yaparak sevinmiş. Böyle densizlik ne görülmüş ne duyulmuş birşey. Daha önce de Roberto Carlos'un ilk transfer olduğu zamanlar, futbolcuyu Türkiye'ye getiren özel uçağın içinden çıkmış bu yönetici kişilik. Hasan Şengel ile yazdığım anımın sonlarında bahsetmiştim yöneticilerimizin çoğunluğunu Galatasaray, Fenerbahçe gibi takımları tutan yöneticilerin oluşturduğunu, arabalarının plakalarıyla renk vermiş olsalarda daha önce, artık bu olay çizmeyi aşmaktır. Bu yönetici(!) kişiliğin imza attığı skandalların biride yine aynı anımda bahsettiğim, gönülden Gençlerbirliği'ne bağlı ve tarihimizi yazan adam olan Tanıl Bora ve O'nun gibi 40-50 kadar gerçek Gençlerbirliğililerin üyeliklerini silerek kulüpten atması olmuş.


Benim bu blogda yapmaya çalıştığım şey Gençlerbirliği kültürünü anlatmaktır, insanlara Gençlerbirliği neden sevilir, destek verilir bunu açıklamaktır ama böyle zatlar, küfür etmeyen Gençlerbirliği taraftarını çizgisinden kaydıracak kadar ağır bir suç işlemiştir. Burada ağır konuşmak istemiyorum o yüzden sadece empati kurmanızı istiyorum. Sadece Gençlerbirliği'ni tutanlar anlar gibi bir durum yok ortada, sizin takımınızda böyle bir yönetici olsa da böyle bir skandala imza atsa ne düşünür, ne yaparsınız? Yeter artık diyorum ben, yıllarca İlhan Cavcav taraftar takıma sahip çıkmıyor diye inledi. Şu adamın yaptığı densizliği nasıl açıklayacaksınız sayın Cavcav. Yönetime başka takımların adamlarını doldurup, "başkanlığa layık birini bulamıyorum, bulursam devredeceğim" diye nasıl yüzünüz kızarmadan açıklama yapabiliyorsunuz? Lanet olsun böyle adamlara, yanlış anlaşılmasın Fenerbahçe yada bir başka takımı tutanlara saygım sonsuz, o konuda bir problem yok ama bu adam bizim yöneticimiz ve bizim yediğimiz golde sevinebilecek kadar arsız bir adam. Ne söylesem faydasız, eskiden Cavcav giderse gerçekten maddi olarak çöküşe geçermiyiz, iyi yönetilir miyiz diye endişelerim vardı ama bu olayla hepsi son buldu. Gençlerbirliği, Gençlerbirliğililerindir! Çekin ellerinizi takımımdan.


Yorumlar her türlü argoya açıktır söyleyeyim, buyrun atış serbest!!!!
Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara