Şike Teklifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şike Teklifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2009 Cumartesi

Halil İbrahim Eren'in İtirafları


İlhan Cavcav'ın 85-86 sezonunda Bursaspor maçında "oyuncularım beni sattı" dediği Halil İbrahim Eren'den açıklama geldi. O sene maçı satmayı başta kabul ettiklerini ancak Bursa'nın kendilerini kandırdığını, bahsi geçen maçta gerçek oyunlarını oynadıklarını söylemiş, 26 kez milli takım forması giyen eski futbolcu. Atilla Türker'e yaptığı itirafta böyle konuşmuş Halil İbrahim;



"GENÇLERBİRLİĞİ’ndeki ilk sezonumda Bursaspor ile kupa maçı oynayacaktık. Bursaspor’dan bazı oyuncular bize gelip, “Biz ligde küme düşüyoruz. Önümüzdeki hafta yapacağımız lig maçını bize bırakın, yarın oynayacağımız kupa maçı ise sizin olsun” dedi. Kabul ettik. O zamanlar kupa statüsü tek maç eleminasyon üzerine idi. Kupa maçına rehavet içinde çıktık. Ama Bursaspor sözünde durmadı ve bize peş peşe iki gol attı. Kandırıldık. Ne olduğunu anlayamadan golleri kalemizde gördük. Sonra bir gol attık ama maçı 2-1 kaybettik. Kupadan elendik. O sezon kupayı Bursaspor kazandı. Yani maçın sonucu üzerine anlaşmamıza rağmen, Bursasporlu futbolcular bizi aldattı.

BURSASPOR’un kupada bize yaptığı kandırmacanın ardından, biz ligde de karşı karşıya geldik. Bize yaptıkları numarayı göz önünde bulundurarak sahaya çok hırslı çıktık. Maç 2-2 bitti. Gollerin birini ben, diğerini Osman Özdemir attı. İlhan Cavcav işte bu maça ‘şike’ diyor. Oysa yanılıyor. Çok harbi oynandı. Bursaspor bizi yenemedi. O sezon Bursaspor ligden düştü. Ama kupayı kazandığı için, o zamanki statü gereği tekrar Birinci Lig’e alındı.Ertesi sezon ise Bursaspor maçı öncesi bana bir telefon geldi. Bursaspor’un çok önemli bir futbolcusu bana para teklif etti. Bana, “Senin para ile işin olmaz. Hiç olmazsa hatırım için bize bir puan verin. Bize bir puan yeter” dedi. Duygularımın esiri oldum. Kabul ettim. Çünkü ben 3 yıl önce Ankaragücü’nde oynarken, Bursaspor’un bize bir jesti olmuştu. Bilerek bize bir puan vermişlerdi. Onu karşılıksız bırakmak istemedim. Kafam dağınık bir halde sahaya çıktım. Sahada gezindim. Ayrıca bu maçın hakemi de bir tuhaftı. Ofsayttan atılan golü verdi."


Sözlerinde durmadılar diye oldukça da soğukkanlı konuşmuş. Küçük çocukların oyunda mızıtması gibi aynen. Sonıuçta o maçta şike olmasa bile olacakmış, böyle bir teklif varmış. Sen satışlara gelince şike yok Cavcav yanlış biliyor nasıl diyebilirsin. Bu futbolcu bir de 26 kez milli formayı terletmiş. Defalarca hatır şikesi yaptığını da belirtmeden geçemiyor. Bu soğukkanlı itirafının dışında İlhan Cavcav'ın da yaptığı bir iki şikeyi söylemiş, o iddialarında da şöyle diyor;


"YİNE Gençlerbirliği’ndeyim. 1985-86 sezonu olsa gerek. Ali Sami Yen Stadı’nda Galatasaray ile oynayacağımız maç öncesi İlhan Cavcav soyunma odasına girdi ve, “Çocuklar, ben hakemi satın aldım. Ceza alanına girdiğiniz anda kendinizi yere atın. Hakem penaltı verecek” dedi. Nitekim halen teknik direktörlük yapan bizim Osman Özdemir, ceza alanının 1,5 metre dışında kendisini yere attı. Hakem Y.K. koşarak penaltı noktasına gitti. Cavcav’ın dediği gerçekleşti. Haksız bir penaltıydı bu. Hakem resmen uydurdu. Topun başına ben geçtim. Kalede Simoviç vardı. Vurdum, gol oldu. Golcülük duygularım daha ağır bastı. Maç 1-1 bitti."


Bu açıklamalar neyi çözer, neyi yerinden alır başka yere koyar, yararını, zararını bilemem ancak benim garipsediğim nokta, Halil İbrahim Eren gibi milli düzeyde futbol oynamış bir adamın böyle şeyler hep oluyor diyerek pişkince demeçler vermesi. Biz maçı satmıştık ama kandırıldık nedir yahu? Kandırılınca masum mu oluyorsun? "Zladko,Beşiktaş'a maç satacaktı ben engelledim" aferin sana niye engelledin? parayı verecek adama güvenemedin çünkü. Bravo. Sonrada böyle çıkıp 7.5 milyon lira teşvik primini gece kulübünde yedim diye açıklama yap.


Bir lafımda İlhan Cavcav'a. Al işte seni de suçlayan çıktı, yıllar geçmiş yaptığın açıklamalar ne kadar zamansız. Seni tanıyorsam yine bir fırtına koparacaksın, olan yine bize olacak, olayları böyle karmaşıklığa getirip gündem ordayken yapacaksın yapacağını. Yoksa sende biliyordun günahsız olmadığını, birinin seni suçlayacağını. Bakalım bu taşın altından ne çıkacak? Yine olan biz taraftara olacak gibime geliyor ya hadi hayırlısı.


25 Kasım 2009 Çarşamba

Sütten Çıkma, Ak Kaşık Cavcav!


İlhan Cavcav'ın şike açıklamalarının ardından zan altında kalan iki kulüp Antalyaspor ve Bursaspor başkanlarından açıklamalar geldi haklı olarak. Antalyaspor Başkanı Hasan Akıncıoğlu bu açıklamaları "talihsiz olarak yorumladığını ve kınadığını" belirtirken, Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı ise "Cavcav’ın bu davranışını zûl kabul ediyorum." diyerek tepkisini dile getirdi.


İki başkanda Cavcav'ın yaşlılığına ve hastalığına verirken bu açıklamayı, İbrahim Yazıcı, İlhan Cavcav'a olan saygısını yitirdiğini ve bir daha görüşmeyeceğini belirtmiş. Aslında takımları karalandığı için böyle bir görüşte haksızlar diyemeyiz. Benim de en çok hak verdiğim durum bu olayı zamanında neden açıklamayıp bu zamana bıraktığıdır. Böylesine önemli ve diğer takımların hakkının yenmesi durumunu engellemek adına zamanında şikayet etseymiş ya bu takımları. Şimdi durup durduk yere doğru veya yanlış, hemde Antalya maçı öncesi bu açıklamayı yapmak gerçekten gereksizdir. Kendisine duyulan saygı bizim umrumuzda olmasa bile, Gençlerbirliği Kulübü Başkanı kimliğiyle takıma zarar vermekten öte bir durum değildir. Bu hafta Antalya'ya deplasman organizasyonu düzenleyecek biz taraftarlar o şehirde nasıl rahatça gezeceğiz başkanımız bu açıklamayı yapmışken?


Peki bizi 12. haftada hoşgeldinizlerle, güleryüzle karşılayan Bursaspor taraftarı bu açıklamadan sonra Gençlerbirliği'ne cephe alsa bunun sorumluluğunu, aramızdaki dostluğu, hukuku bozmanın sorumluluğunu nasıl alacaksınız Sayın Başkan?


2002-2003 sezonunda gelene 6, gidene 7 atan Gençlerbirliği takımının ligin en son haftası Bursaspor'a yedek ve genç kadroyla çıkıp 3-1'e yatması sonucu, o güzelim Altay'ın düşmesine sebep olan takım da senin takımın değilmiydi Sayın Cavcav?


Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Bu durumu maalesef utanarakta olsa bizde biliyoruz. Aynı Antalya geçen sene kazanıp bizi düşmekten kurtardı. Adamlarda çıksa "Ankaragücü bilerek yenildi" diye iddia ortaya atsalar nasıl açıklayabileceksin? Gençlerbirliği'nin saygınlığını bu tür açıklamalarla düşürmek, başka takımlara düşman yapmak bizim kültürümüzde yok. Umarım İlhan Cavcav'ın bu gereksiz açıklamaları Antalyaspor ve Bursaspor taraftarıyla ilişkilerimizi kötü yönde etkilemez. Haftasonunda ki Antalya deplasmanına gitme isteğim , Antalyaspor taraftarının tepkisini düşünerek gitmeme isteğine dönüşmeye başladı, benim olmayan düşünceler yüzünden.

İlhan Cavcav Şike Tekliflerini Açıkladı.


İlhan Cavcav yine olay yarattı. Atilla Türker'e verdiği röportajda, 2 kez şike teklifi aldığını belirten Cavcav, "ikisini de kabul etmedim" demiş. NtvSpor kanalında Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol'un birlikte yaptıkları "Spor Servisi" programına bağlanan Cavcav, Atilla Türker'e açıklamadığı isimleri canlı yayında açıkladı.


İlk şike teklifinin 85-86 döneminde Bursaspor tarafından yapıldığını, kendisinin kabul etmediğini ancak daha sonrasında o dönem kadroda yer alan 2 futbolcunun maçı sattığını öğrendiğini belirten Cavcav daha sonrasında bu oyuncuları Gençlerbirliği'nden diskalifiye ettiklerini söyledi. İkinci olay ise küme düşmemeyi garantilediğimiz dönem, son hafta Mesut Bakkal'ın istifa etmesiyle Antalyaspor maçına teknik direktörsüz çıkacağımız maçta Antalyasporlu bir yöneticinin kendisine 400.000 dolar teklif ettiğini ancak kendisinin bu parayı kabul etmediğini ve maça çıkan oyuncuların aslanlar gibi oynayıp 3-0 galip geldiğimizi söyledi.Açıklamanın Antalyaspor maçından önce yapılması nasıl bir ortam yaratacak iki kulüp arasında bakalım.


Hatırlatma yapmak gerekiyorsa o dönem Gaziantepspor başkanı Mesut Bakkal'ın istifa etmemesi gerektiğini söylerken, Denizlispor başkanı Ali İpek geçen sene olduğu gibi, o sene de destursuzca konuşup bizim Antalyaspor ile anlaştığımızı, Mesut Bakkal'ın bu yüzden istifa ettiğini, Denizlispor'u küme düşürmeye çalıştığımızı söylemişti. Aynı Ali İpek geçen sene de Hacettepe maçımızın olduğu hafta sıçramıştı yerinden, bütün sezon ses çıkarmaz iken birden ne olduysa? Yumurta kapıya dayandığından olsa gerek, bakalım bu sene nasıl bir sıçrayış gösterecek kendisi. Neyse konuyla ilgili haber ve video linkini aşağıya kopyalıyorum, buyrun efendim, işte olay yaratacak açıklamalar;



Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara