31 Ocak 2011 Pazartesi

Tek Devre Oyun, Tek Gol, Tek Puan!

- Gaziantep Kamil Ocak stadının zemini televizyonda ilk bakışta güzel duruyordu ama kamera sahaya yakınlaşınca ne kadar berbat bir zemini olduğu ortaya çıktı.
- İlk yarı yine aynı tas aynı hamam bir Gençlerbirliği sahadaydı. Atakta Gaziantep defansta biz vardık.
- Gaziantep'i değerlendirirsek Olcan oldukça liderliği ele almış. Her atakta Olcan'ın ismi kesinlikle geçiyor.
- Orta alanda Orhan Gülle kalitesini gösterdi. Guus Hiddink'in milli takıma çağırması boşuna değil kesinlikle müthiş bir kumaşı var. Tabata Beşiktaş'a nasıl bir kazıksa Orhan Gülle de bir o kadar büyük bir kazıktır Antep'ten Beşiktaş'a.
- Sosa ve Wagner'de beklediğimi bulamadım. Bence fazla abartı gibiler. Gerçi Wagner çok yeni ama Sosa sanırım tutmadı.
- İlk yarı da Olcan golü attı durdu ama maç boyu Gaziantep adına Orhan Gülle durmadı.
- Gençlerbirliği'ni değerlendirirsek Murat Kalkan bu takımın zayıf halkasıdır. Transfer kapanmadan kesinlikle sağ ve sol bek bulunmalı. Orhan dönerse sağ dursun ama sol beke mutlaka bir isim lazım.
- Gaziantep'in bütün atakları Murat Kalkan'ın kanadından gelişti. Artık maçı bıraktık Gaziantep ataklarında Murat yerinde mi değil mi bunu görmeye çalıştık.
- Gaziantep'in golü de Murat'ın kanadından açılan ortayla geldi. Peki Olcan'ı kaçıran kim dersiniz? Tabi ki sağ bekte oynayan Mehmet Akgün!
- İkinci yarı Gençlerbirliği iyileşti ama bireysel olarak sadece bir kaç oyuncu takıma katkı sağladı. Denge kuruldu maç ortada ve hem bizim için hemde normal bir maç için seyir zevki artan bir maç oldu.
- Cem Can, Fenerbahçe maçında direkten dönen firikiğinden sonra 10 numara oynayıp acayip işler yaptı. Ama yaptı, gerçekten yaptı beğendim bu tarzını da hırsını da...
- Mununga'nın ne yaptığını Eskişehir maçında çözememiştim ama bu maçta asıl yeri olan forvet-forvet arkası gibi oynayınca ne olduğunun farkına vardım. Top saklıyor, pas atıyor, deli gibi abanıyor. Kahe'nin biraz daha haraketlisini bulmuşuz gibi bir umut yarattı bende. Fiziksel gücüne hayran kaldım zaten, köşe bayrağının orda 2 adama direndi yere düştü, kalktı, araya girdi ve topu yine aldı sonra korner yaptırdı helal olsun dedirtti.
- Zec ve Mununga biraz daha uyum yakalayınca can yakarlar ama takımında biraz daha silkelenmesi gerekiyor. Mununga iyi dedik ama bu sefer Azofeifa sönük kaldı.
- Herşeye rağmen bir türlü gol atamadık çok net fırsatlar kaçtı. Tam Yasin'e pas vermediği için kızarken uzaktan patlattığı top gol oldu sevindik. Beklemediğimiz adamdan iyi bir performans izliyoruz şu anda. Ama Yasin'in kanat yerine ortada oynaması daha iyi olacak gibi Harbuzi'den iyice ümidimi kesmiş durumdayım.
- Şansımız yaver gitseydi galip bile gelebilirdik ama ilk yarı - ikinci yarı arasında bir denge kurarsak beraberlik normal sonuçtu. İkinci yarı Gaziantep'in de çok yabana atılmayacak pozisyonları vardı aslında şansımızı orada da kullanmış olabiliriz.

30 Ocak 2011 Pazar

Hacettepe - Adımayanspor Maçından Kısa Kısa!

 - Hacettepe ligin ikinci yarısında köklü bir kadro değişimine gitti ve kendilerini bulmaları zaman alabilir.
- Saha zemini inanılmaz ağırdı. Zaten kötü olan zemin 2 gündür yağan kar ile berbat hale gelmiş.
- Koşmanın, çalım atmanın imkansız olduğu bir sahada bekleyebileceğiniz en iyi oyun ayağa pas ile kaleye gitmekti.
- İki takımda ilk yarıda zemin yüzünden beklenen oyunu gerçekleştiremediler. Yine Hacettepe becerisizlikten gol atamadı ama Adıyaman sadece sahadaydı başka hiçbir vasfı yoktu.
- Böyle bir havada, 2. lig Beyaz Grupta orta hatta alt sıralardaki takımların maçı için 5 lira bilet yapan yönetimi Cavcav zihniyetlerinden dolayı kınıyorum. 
 - Adıyamanspor'da dikkat çeken hiç bir isim yoktu. Haklarında hiçbir şey yazamayacağım.
- Ne zorluklarla oynuyorlar kimbilir ama cidden kötüler.
- Hacettepe böyle kötü oynayan bir takım karşısında bile süper bir futbol oynayamadı.
- Kaptan ve 10 numara Ali Akburç nasıl beceripte 90 dakika oyunda kaldı bilmiyorum ama bu ligin bile adamı değil.
- Teknik direktör Tayfun Türkmen solda oynayan Onur ile Ali'nin yerini değiştirse eminim daha iyi randıman alırdı.
- Kaldı ki kanattan Ali'nin ortası asist oldu ve Mustafa Kayabaşı golünü attı.
- Ama kesinlikle Ali egoist kişiliğinden kurtulmadan o ligde bile zor oynar.
- Onur Garip sol kanatta forvete destek olarak oynadı ve bu adamı beğeniyorum. Her ne kadar son dakikalarda Guiza'nın son Gençlerbirliği maçında altıpasdan kaçırdığı gole benzer gol kaçırsa da top tutması, indirmesi ve hırsıyla Gençlerbirliği'ne güzel yedek olur. Billy Mehmet'ten daha iyi olurdu hatta.
- Mustafa Kayabaşı'nın seneye Gençler'e geleceği söylentisi var. Umarım gelir. Kumaşı sağlam ve çift yönlü orta saha olarak gelişmeye müsait bir isim. Son dakikalarda bir gol daha atıcam deyip saçma vuruşlar yapmasaydı daha iyiydi ama liginin üstünde bir adam. Gençlerbirliği'nin havası daha eğitecektir onu.
- Hacettepe'de uyum sorunlarına rağmen gelen galibiyet güzeldi. Adıyamanspor oyuncuları son dakikalarda beraberlik çabası içinde kendilerini çok yere attılar ama onlarında emeğine saygı duyuyorum.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Herşey "Yayıncı Kuruluş" İçin!

Türkiye Kupasında eşleşme saçmalığından sonra Türkiye Futbol Federasyonu PFDK kararlarıyla ikinci saçmalığa da imzasını attı. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu geçen haftanın cezalarını açıkladı ve ilk sırada Gençlerbirliği var. Kötü tezahürat, merdivenlerin boş bırakılmaması vb. bir ceza değil aldığımız. Kararda aynen şu cümleler yazıyor;

"GENÇLERBİRLİĞİ SPOR Kulübünün, 23.01.2011 tarihinde oynanan GENÇLERBİRLİĞİ - ESKİŞEHİRSPOR Spor Toto Süper Lig futbol müsabakasında, flaş röportaja en az üç futbolcu katılımını sağlayamamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,"

Artık futbol endüstriyelleşti, taraftar için olan futbolu taraftarı sömürmek için kullanıyorlar diyorduk ama buna bile şükretmeliymişiz. Artık futbol taraftarın bile değilmiş, para öyle gözlerini bürümüş ki insanların futbolumuzu kameralara satmışlar. Herşey yayıncı kuruluş için olmuş. Yazık!

PFDK Kararları için tıklayınız!

Alkaralar.com'daki yazı için tıklayınız!

TRT 1 Futbol Günlüğü; Hamdullah Abi Röportajı!

video

TRT 1'in Futbol Günlüğü programı için yaptığımız röportajın TRT tarafından kesilerek yayınlanan halidir. Kesilmemiş hali elime geçerse onuda buradan yayınlayabilirim. Hamdullah Abiyi anlattığımız röportajda asıl anlattığımız Gençlerbirliği taraftarının kişiliği, özelliği ve kültürüdür. Çok keyifli bir animasyon ile de Hamdullah abi canlandırılmış harika olmuş. Buyrun izleyemeyenler için tekrar gösterim.

Türkiye Kupası Monotonluğu!


Ziraat Türkiye Kupasında kuralar çekildi. Rakibimiz gruptan beraber çıktığımız Bucaspor. Herkesin rakibi kendi grubundan birlikte çıktığı takım oldu. Şanstır olur filan diyeceğim ama affedersiniz bir statü bu kadar dangalakça hazırlanmış olabilir mi? Sen grup birincisi ve ikincisine farklı miktarda paralar vererek niye statüleri ayırıyorsun madem birinci veya ikinci olmanın kuraya hiç bir etkisi olmayacak? 

UEFA Kupasının statüsünü taklit ediyorsun ama onlarda bile birinciler ile ikinciler eşleştiği gibi aynı gruptan takımlar birbirine denk getirilmiyor. Böyle saçma, böyle salak bir uygulama yapana kadar eski uygulama bile daha iyiydi en azından.Herkes çift maç oynaya oynaya gidiyordu. Hatta grupta fazla maç fazla heyecan oluyor diyorsan İngiltere gibi en alttan en üstte at bütün takımları torbanın içine herkes birbiriyle eşleşsin. Ülkenin her yerine büyük takımlar gidebilsin. Gençlerbirliği'ni eleyen Alanya, Fenerbahçe'yi eleyen Pendik, Beşiktaş'ı yenen Gaziantep Bş. Bld. gibi efsaneler çıksın, insanlar buna şahit oldukları için bu kupayı her sene heyecanla beklesin.


Ama üstteki fikstürde de gördüğünüz üzere böyle saçma bir eşleşme oldu. Bu eşleşmeyi değerlendirmem gerekse normal şartlar altında final garanti derdim. Çok ballı bir kura ne kadar saçma olsa da. Lakin Gençlerbirliği'nin oynadığı oyunu gördükçe yarı final görürsek bile şanstır bizim için.

İnsanlar kombineleriyle daha çok maça gitsin diye yarı finale çıkmayı çok isterim ama yarı finalden önce bir ligi nasıl kurtaracağız bunun değerlendirilmesi ve çalışılması lazım.

Fotolar : tff.org

28 Ocak 2011 Cuma

Mutlu DEĞİLİZ!

 Ziraat Türkiye Kupa'sında grup liderisiniz ve 7 puanınız var. Rakibiniz Fenerbahçe. İnsanın gözü korkar ne olursa olsun değil mi? Fakat bir de şöyle düşünün grup liderisiniz, eskiden gelen kupa beyi ünvanınız var son 10 sene de 4 kere final oynamışsınız. Rakibiniz Fenerbahçe ama grupta sıfır puanlı ve dalga geçiliyor. Yeni Malatyaspor 2. ligde ve yılların Fenerbahçe'sini mağlup etmiş. Size bu maçta beraberlik bile yetiyor. Fenerbahçe oynatmadığı adamlarla çıkmış maça ve stadı bomboş 55.000 taraftar bu maçı izlemektense basketbol maçına gidiyor. Gençlerbirliği'ne bu şartlar altında tek diyebileceğim şey yen artık şu takımı be. Kim olsa böyle demez mi?

Olmadı. Maç başladı ve ilk 20 dakika da olmadık goller yedik. Maçın skoruna göre Ankaragücü bir gol atsa fenalardayız, eleniyoruz. Ara transferde bas bas bağırdık bek lazım bu takıma diye ama kimse dinlemedi. Haftalardır eleştiriyoruz Murat Kalkan'ı sol bekte yetersiz diye, ileriye çıkıp dönmüyor geriye diye ama laf dinlemez yönetim alternatifini bulmayınca muhtaç kalıyoruz. Gereksiz bir hareket ile eliyle top kesip penaltı yaptırdı bugün bu adam. Kaleci Serkan çok iyi kaleci, tecrübesi olağanüstü ama gamsız, frikik atılıyor ve üstüne gelen topa o kadar umursamaz atlıyor ki onu bile içeri alıyor.
Maç boyunca direkten dönen top dışında bir tane olumlu pozisyon yaratabilen bir takım yok bu Fenerbahçe'nin karşısında. Geçen maç Eskişehir maçının kadrosuyla bu maçta ki kadronun arasında bağlantı yok. Bambaşka 11. bu 11'in arasında Mehmet Akgün diye geldiğinden beri kaç maça çıktığı belli olmayan adamı pozisyonu olmayan sağ bekte oynatıyorsun bu sayede ne yaptığı da belli olmuyor. Sahada maç başından bu yana yürüyen ve saçma sapan bi şekilde kalecisine 7 defa dönen bir takım. Fenerbahçe öyle yada  böyle 10 kişi kalan Fenerbahçe ve atabildiğin gol sayısı 1. O golde 2-0'dan sonra laubali oynayan, eksik Fenerbahçe'ye karşı. Ve 2-1'e yatan, Ermin Zec'i yani tek forveti çıkarıp orta alan oyuncusu Mununga'yı sokan teknik direktör.

Bütün maç böyle gelişti ve biz tek farkla yenildik diye, Ankaragücü'de Malatya'yı yenemedi diye tur atladık. Maç sonu Zumdick beyefendi çıkıp turdan memnunum diyor. Türkiye Kupasında tur atlamak zerre umrumda değil önce ligi nasıl sıyıracağız onu düşünmeliyiz bence. Bu maçı da zaten güzel oyun umuduyla izledim ama nafile. Kupada böyle tur atlayacaksak lanet olsun böyle tura. Zaten bu anlayışla da Çeyrek finalde herhangi bir gruptan gelecek herhangi bir ikinci takım bizim ensemize vurup indirir aşağıya diye düşünüyorum. Bu sezon fazladan üzülmek gibi birşey olacak bu zihniyetle gelen bu tur. Kusura bakma İlhan Başkan, kusura bakma Zumdick, kusura bakmayın futbolcular artık bu takım için ne sabrımız kaldı, ne umudumuz. Siz tur atladık diye mutlusunuz ama biz MUTLU DEĞİLİZ!

26 Ocak 2011 Çarşamba

TRT'ye Röportaj Verdik!

TRT 1 ekranlarında yayınlanan "Futbol Günlüğü" programı için Gençlerbirliği tesislerinde 10 taraftar ile birlikte röportaj verdik. Aralarında olmasakta Alkaralar taraftar grubumuzun demirbaş isimleriyle uzun süreli röportaj yapan ekip, özellikle Alkaralar.com sitesine takılan Gençlerbirliği hastası Hamdullah Abi(!)nin yerini sorduğu sorularla bulmaya çalıştılar ama açık bulamadılar. Keyifli ve eğlenceli bir röportaj oldu bana göre.

5-10 dakikalık bir bölüm yapacakları için belki ben çıkmayabilirim bile ancak izlemenizi tavsiye ederim. Hamdullah Abi'yi ararken Gençlerbirliği kültürünü anlatmaya çalıştık. Merak eden ve ilgililere program TRT 1'de perşembe günü Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçının hemen ardından yayınlanacak.

Anti-Parantez: Taraftarlarımızdan Orcan Yiğit'in TRT yayınları hakkında verdiği ayar görülmeye değerdi ancak programda görülemeyecek =D. Videonun kesilmemiş hali elime geçtiğinde burada yayınlamaya çalışacağım.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Erdal Kılıçarslan'dan Kurtarıcı Olmasını Beklemek!

 Final sınavlarını hallettik Eskişehir'den kurtulduk ama uzun zamandan sonra ilk siftahımı Eskişehirspor maçıyla açıp bide mağlup olunca Eskişehir laneti devam etti bugün. Maçın ilk yarısında dengede eşit bir oyun vardı. İki takımda istekli başladı. Takım oyununu Eskişehir oynarken, bireysel olarak Gençlerbirliği oyuncuları ön plana çıktılar. Yeni transferlerle ilk yarıdan daha iyi bir Gençlerbirliği izleme umuduyla gittim maça açıkçası. Maçın ilk yarısındaki haraketlilik güzeldi aslında.

İkinci yarının başlamasıyla ufaktan düşüş oldu takımda. Toptan korkuyor gibi oynamaya başlayınca baya pozisyon verdi Gençlerbirliği. Eskişehir'de de öyle pek bir gol atacakmış görüntüsü yoktu ya hakem sağolsun el-kol kullanan oyuncuyu ES(!) geçince golü yedirtti bize. Golü yiyen Gençlerbirliği'de sanki bi parçasını söküp çıkarmışlar gibi dağıldı. Bu dakikadan eski Gençlerbirliği'ne merhaba dedik. Şaşırtıcı şekilde kontratak golü yemememiz ilginçti.

Yeni transferleri ilk kez canlı izledim ve açıkçası bir tek Randall Azofeifa'yı beğendim. Azofeifa'da son dakika'da Ümit Karan'ı düşürerek gereksiz bir kırmızı kart gördü. Genel olarak Azofeifa'nın attığı paslara hayran kaldım diyebilirim. Cem Can önündeki adama pas atmakta güçlük çekerken Azofeifa olmadık yerlerde güzel paslar çıkardı. Yasin Öztekin kupa maçlarının yıldızıydı o zaman izleyememiştim. Bu maçta izledim ve bencil buldum kendisini. Çalımcı, takım oyunundan uzak, yeteneği var, neredeyse tipiyle ve oyunuyla yeni Engin Baytar gibi gördüm kendisini. Şimdilik fena değil denebilir sadece. Mununga ise orta sahada ne yaptığını anlamadığım bir adamdı. Jedinak'a göre iyi fakat ağır ve basmayan bir adam. Jedinak'a göre tek artısı vücudu, fiziksel olarak daha üstün ancak Cem Can ve ikisi orta sahada yetersiz kaldılar.

Takım genel olarak olumlu bir sinyal vermiyor. Teknik direktör Zumdick, Thomas Doll'dan kalma taktiklerle üzerine yeni birşeyler koymadan kara düzen gidiyor bakalım. Devre arasında aranması gereken ilk isim bir teknik direktör olmalıydı. Defans zayıf, Murat Kalkan, Kulusiç ile olacak iş değil. Forvet yalnız kalıyor, Ermin Zec tek başına ne kadar uğraşsa boş.

Aslında günü özetleyen durum Ankaragücü'nün kovup, Manisa'da forma şansı bulamayan Burak Özsaraç'ı defansında ilk 11'de başlatıyorsun, bu da yetmezmiş gibi 1-0 yeniksin gol atman lazım oyuna kurtarıcı olarak senden daha kötü durumda olan Konyaspor'un bile oynatmadığı Erdal Kılıçarslan'ı alıyorsun. İşte Gençlerbirliği bu kadar vahim ve çaresiz durumda.

2 Ocak 2011 Pazar

Transfer Dedikoduları!

Yeni yıla girdiğimiz şu günlerde Gençlerbirliği taraftarları kabus dolu bir 2010'u geride bıraktı ama 2011'de mutluluk dilekleri ne kadar gerçekleşecek meçhul? Devre arasında sakatlar dönüyor, zayıf halkalara veda edeceğiz ancak işin en önemli kısmı bu sezon başında bize bu kabusu yaşatanların başında gelen transfer mevzuları. Henüz resmileşen birşey olmasa da yerel ve ulusal spor medyasında da dile getirilen Gençlerbirliği dedikodularını inceleyim istedim.
 
 Erdal Kılıçarslan : Konyaspor'un serbest bıraktığı forvet oyuncusuyla büyük ölçüde anlaştığımız yazılıyor. Forvete ihtiyacımız olduğu doğru fakat bu sezon 10 maçta oynayıp 6sında sonradan oyuna giren ve hiç gol atamayan bizim bile altımızda bulunan Konyaspor'un serbest bıraktığı bir adamı almak mantık çerçevesinde gözükmüyor. Rotasyona katkıda bulunacağı kesin, belki Billy Mehmet'ten bile daha iyi oynar lakin Konya ve önceki takımı Gaziantep'teki istatistiklerinde ne kadar çok maç oynasada 3 golden fazlasını atamamış bir adam. Gaziantep'ten Beto gibi bir forvet açığa çıkmışken Erdal ile anlaşmak yeni yılın ilk fiyaskosu gibi duruyor.
 Joachim Mununga : Belçika Süper Ligi'nde KV Mechelen takımının 11 numaralı Belçikalı ismi. İlk anlaşıldığı yazılan isimlerden. Gelişleri ertelendiği söylendi 5 Ocak'ta Ankara'da olmaları bekleniyor. Mevkisini orta saha ve forvet olarak yazmışlar. Yaptığım araştırmada bu sezon 16 maçta ilk 11'de başlamış. Golü ise yok. Çoğu istatistik sitesinin yazdığına göre kanatta oynamış çoğunlukla. Eğer kanat olarak alıyorlarsa kapalı kutu diyebilirim. İstikrarlı bir şekilde forma şansı bulsa da Belçika'nın çokta üst düzey olmayan bir takımından gelmesi kafa karıştırıcı. Golcü diye alıyorlarsa hiç uğraşmasınlar Billy Mehmet transferinde haklı çıkan istatistikler Mununga içinde haklı çıkar. Standart Liege altyapısından yetişen Mununga profesyonel kariyerinde Tubize ve Mechelen formalarını giymiş ve henüz 22 yaşında. Büyük ihtimalle Cavcav'ın ya tutarsa transferlerinden biri olacak. Yanlış anlaşılmasın en sevdiğim Gençlerli olan Andre Kona ve Mousheu - Kushe ikilisine bayılırım ama Patiyo Tambwe'den sonra kara tenli futbolculara şüpheyle bakıyorum.
 Julien Gorius : Yine 5 Ocak'ta Mununga ile birlikte gelecek isimler arasında anılan diğer futbolcu KV Mechelen'in 15 numarası, 1985 doğumlu Fransız orta saha Julien Gorius. Yine bir orta saha oyuncusu olan Julien kariyerine Fransa'da Metz takımında başlamış ancak asıl forma şansını Belçika'da bulmuş. Brussels ve Mechelen takımlarında oynadığı toplam 5 senede her sezon ortalama 30'a yakın maçta forma giymiş. İstikrar konusunda istatistikler iyiye işaret ediyor. Son 4 sezonunda 7-8 gol atarakta istikrarını bu alanda da devam ettirmiş. Bu sezonda 17 maçta ilk 11'e çıkmış ve şimdiden 5 golü bulunuyor. Fink gibi bir ismi kaçırdık, Jedinak ve Cem Can orta alandaki defans-hücum bağlantısını kuramıyor, dolayısıyla iyi bir isim gibi duruyor Julien Gorius.
Randall Azofeifa : Üçüncü yabancı isimde Belçika'dan. Belçika'nın Gent takımından 10 numaralı formasıyla Kosta Rikalı orta saha oyuncusu Randall Azofeifa. Kosta Rika milli takımında da 25 kere forma giyen oyuncu, bu sezon kısa sürelide olsa Gent takımıyla UEFA macerası yaşadı. Avrupa Liginde 1, Belçika liginde ise 2 golü bulunuyor. 26 yaşındaki orta alan oyuncusu bütün bu özellikleriyle yapacağımız muhtemel en kaliteli isim olarak dikkat çekiyor. Gent takımından yaptığımız son transfer yine bir orta sahaydı ve oldukça başarılı bir oyun sergilemişti. Josip Skoko'yu yad ederek bu transfer gerçekleşirse sevineceğim tek isim Randall olur diyebiliyorum.

Genel olarak dedikodulara bakarsak takımın orta alan üzerinde durması Jedinak'a daha fazla katlanılamadığının kanıtı lakin bu kadar fazla orta saha isminin geçmesi diğer bölgelere yapılacak transferlerin geleceği hakkında şüpheye sokuyor beni. Kanatlarımız zayıf, forvette Smeltz ve Billy Mehmet'ten hayır yok ve forvet için Erdal Kılıçarslan ismi geçiyor sadece. Murat Kalkan ile çok fazla sağlıklı olacağını düşünmediğim sol beke ya bir an önce stoper alınıp Aykut Demir yerleştirilecek yada stoperde Aykut'u göreceksek sol bek kesinlikle bulunacak. Curri'nin sözleşmesi dondurulacak, bu demek oluyor ki illa ki stopere ihtiyaç var. Harbuzi, Soner gibi isimler varken bu kadar çok orta sahanın adının anılması çok iyi değil. Ara transferlerde güzel transferler olmaz genellikle ancak Fink, Beto, Zapo gibi isimleri Buca kaparken, Konyaspor premier Lig görmüş Utaka'yı kadrosuna katmaktan söz ederken, İlhan Cavcav ve kurmayları hala teknik direktöre söz dinletmeye çalışsın. Süper Ligde vizyonunu doldurduğunu düşünen Gençlerbirliği'ni yarattı İlhan Cavcav.
Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara