Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2011 Çarşamba

Zafere Giden Yolda Herşeyi Mübah Görenler!

Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçı öylesine tartışılıyor ki gerekli gereksiz herkes maçın hakeminin kararları ve ortaya atılan iddialar üzerine yorum yapmış okuduğum kadarıyla gazetelerde. Bu tartışmaya girmezsem eksik kalırım gibi bir düşünceye sahip değilim inanın bu yazıyı yazarken. Ancak bütün bu tartışmaların ötesinde, yapılan hakem hataları tartışmalarının üstünü kapatmak ve kendini haklı göstermek uğruna Fenerbahçe sempatizanı spor yazarları veya bir şekilde spor yazdıranları Gençlerbirliği'mizin futbolcuları üzerine öyle bir bomba bırakmışlar ki bir iki kelam etmezsem çatlarım dedim.

Öncelikle kendi iddiamı ortaya atayım; Şu an yapılanlar Fenerbahçe'nin futbolcularımız üzerinden, oldu gibi gösterilip mesnetsiz iddialarıyla prim yapma ve şampiyonluk yolunda lobi faaliyetlerini güçlendirmekten başka birşey değildir. Bunları söylerken de başta dediğim gibi gerekli gereksiz herkes bu konuya dahil olduğu için şu açıklamayı yapmakta isterim; Fenerbahçe'ye karşı bir kinim ya da bu maç sonunda oluşan bir kuyruk acım yoktur. Bu iddialar hangi takım tarafından gündeme getirilse az sonra okuyacağınız şeyleri yazardım. Bunu yapan kendi takımım olsa yine yazacağımdan kimseninde şüphesi olmasın.

Ortaya atılan haber, maç sonunda futbolcularımızdan Hurşut Meriç, Serkan Çalık ve Aykut Demir'in sözde verdikleri röportajda "Bu maçı Trabzonspor için oynadık" dedikleri yönünde. Bu haber Fenerbahçe'nin en etkili taraftar topluluğu Genç Fenerbahçelilerin sitesinde gördüğüm alıntıya göre Star gazetesi muhabiri tarafından yazılmış. Fener sempatizanı bir kalem ya da telkinlerle böyle yazı yazması istenen bir kalem sanırım bu arkadaş. Bu iddiaların aslı astarı olsa küçük bir gazete küpüründen ibaret kalmaz, LigTV gibi yayıncı kuruluş tarafından gerçekleştirilen röportajlarla kanıtlanabilirdi. Bu haberlerin ortaya çıkması ve medyada geniş yer bulmasıyla, birkaç(?) işgüzar Fenerbahçe taraftarı tarafından şike suçlamaları da gerek twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde, gerekse tribündergi forumları gibi futbol paylaşım sitelerinde gündeme geldi. Kendi basınının uydurduğu habere çabucak inanan taraftarlar tarafından orda burda "26. Haftada Gençlerbirliği - Trabzon maçının sonucu belli oldu, bu futbolcuların hiç utanmaları yok" gibi hafiften başlayıp daha ağırlaşan sözleri şu an çoğu sitede açıkça yazıyor. Bu galeyanın sebebi şampiyonluk yolunda kendine herşeyi mübah gören insanların bir takım suçlamalarla insanları ve kulüpleri zan altında bırakıp kendilerine yol açmaktan başka birşey değil. 

Koskoca taraftar grubu, yeri gelip kalabalıklığından dem vurarak kendini Cumhuriyet ilan eden taraftar grubu Genç Fenerbahçelilerin internet sitesinde bu konuyla ilgili yapılan açıklamada "Serkan Çalık, Hurşut Meriç, Aykut Demir rengini belli etti", koskoca Gençlerbirliği kendi hakkını savunamıyormuş gibi "26. haftada ki Trabzon -Gençlerbirliği maçının skoru belli ki birileri Gençlerbirliği'nin hakkını savunmaya başlamış" gibi çirkin, araştırmadan yazılmış, objektif olmaları beklenmese bile insanların ekmeğiyle oynamaya gidecek kadar insanlık dışı açıklama yapmışlardır. Trabzon, Beşiktaş veya başka takımın Fenerbahçe ile husumeti beni ilgilendirmez hatta isterlerse birbirlerini yesinler umrumda değil lakin önce insan oldukları için futbolculara, sonra benim takımımı temsil eden futbolcular olduğu için kulübüme gelen bu suçlamalar yüzünden kendimi sorumlu hissediyor ve Fenerbahçeli taraftarları vicdana davet ediyorum!

Öncelikle www.sporx.com sitesinin haberinde futbolcularımız iddiaları içtenlikle ve kati suretle yalanlamışlardır. Rengini belli etti dediğiniz Hurşut Meriç aslen Kayserilidir, Trabzon ile ne gibi göbek bağı olabilir? Trabzonlu oyuncularımızdan Aykut Demir ise, oynadığı herhangi bir maçta tekmeye kafa atmaktan çekinmemiş, hata yapsa bile telafi etmek için canını dişine takmış bu yüzdende taraftarın sevgilisi olmuş bir isimdir. En üstteki resimde de canla başla Trabzon atağını kesmeye çalışırken çekilmiş fotosu vardır. Hazım konusunda çok değişik diye eleştirdiğim Fenerbahçe taraftarı ise beni hiç bir zaman yanıltmadı ama belki bir kaçı vicdana gelir diye soruyorum;

1- Gençlerbirliği ligde konumu itibariyle ateş hattındadır. Futbolcular kendi takımını düşünmeden, Trabzon için oynamaları sizce saçmalık değilse açıklamanız nedir?

2- Gençlerbirliği 26. haftada Trabzon'a maç satsa düşeceği hali göremeyecek kadar kör müsünüz?

3- Böyle durumlarda nedense hep sizden yana işlemesi gereken hak, hukuk, Gençlerbirliği bu maç yüzünden küme düşerse kimlerden sorulacak?

4- 26. haftada oynayacağımız Trabzon maçını kazanırsak, yüzünüz kızarmayacak mı? Bütün bunların üstüne bir de "helal olsun Gençlerbirliği'ne" demeye başlarsanız ki muhtemel senaryo onu göstermekte nerede kaldı samimiliğiniz, nerede kaldı futbol bilginiz, nerede kaldı futbol sevginiz?

Bütün bunları düşünmeden, bizleri figüran gibi kullanıp, yayın gelirlerini almasakta olur ayakları çekip gözü güç hırsıyla bürünmüş bütün taraftarlara gitsin bu yazı. Sadece Fenerbahçeliler değil o güce tapma esiri herhangi takımın herhangi taraftarı da üstüne alınabilir.

Yazı çok uzun yada avukat gibi konuşmuşsun sana mı kalmış gibi yorumları yapanlar için özet geçeyim;

"Siz şampiyon olacaksınız diye benim takımım küme düşerse, emek harcayan futbolcumuzun hakkını siz mi ödeyeceksiniz, Gençlerbirliği taraftarına, camiasına hesabını kim verecek bunun?"

Genç Fenerbahçelilerin resmi sitesinde yer alan yazı için tıklayın.

Sporx.com'da futbolcularımızdan gelen yalanlama haberi için tıklayın.

Günün gelişen spor haberlerinde gerekli gereksiz tartışmaya katılanları okumak için tıklayın. 

7 Mart 2011 Pazartesi

Kendi Yolumuza Taş Koydun Zumdick!

Çarşamba günü kupadan turlayarak geldik, yoğun yağış altında, yüksek tempoda oynayan ve şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe'yi sahamızda ağırladık. Şartlar zor ve bütün bunların üzerine maçın ilk 20 dakikasında 2-0 yenik duruma düşmek hiç bir takım için kolay değil. Bu şartlardan kurtulmayı becerecek oyunu oynamaya başladığınızda eğer taktik değişimine gidiyorsanız suçlu teknik direktörden başkası değil diye düşünüyorum.

Maçın henüz başında Lugano'nun golü ofsayt apaçık ama hakem golü veriyor. Yeterince moral bozucu ve ardında penaltı kararı ile 2-0 yenik duruma düşüyorsunuz ve penaltı kararı da bir o kadar tartışmalı. Herşeye rağmen daha bu dakikalarda teknik direktör hatası açıkça ortada. Nasıl mı? ;

Diyelim Lugano'nun golü ofsayt değil, penaltı kararı da doğru. Hadi penaltı da Mehmet Güven'in verdiği pas hatalı ondanda teknik direktöre suç bulmaktan vazgeçelim. Lugano'nun golünde top ceza sahasında havalanıyor ve topa kafa vursun diye koyduğunuz defans Burak o topa kafa vuramıyor ve bu özelliği yeni bir şey değil herkesçe biliniyor. Burak Özsaraç, Gençlerbirliği'ne geldiğinden beri gösterdi ki ağır bir futbolcu ve hava toplarında da yetersiz, teknik direktör Zumdick ise hava toplarında Lugano, yerden ise çok hızlı gidebilen Niang gibi iki futbolcuya karşı bu isimle başlıyor. Kadro yetersiz, rotasyonda adam yok desen olmaz Zumdick, en kötü hava toplarını alması için Kulusiç var onu dene bari. Burak Özsaraç ile çok fazla ilerleme kaydedemezsin takıma baştan zarar veriyorsun.

Neyse hatasını kapatabilecek oyuncularımız var ki hepsi de hırslı, nitekim Orhan ve Hurşut ile beraberliği yakalıyoruz. İkinci yarı başlıyor, zemin iyice karla kaplanmış. Fenerbahçe'nin beklerini sabahtan beri felç etmişsin golleri bu sayede bulmuşsun, uzaktan şutların zorluyor, 2 topun direkten dönmüş. Zumdick öyle bir değişikliğe gidiyor ki Serkan Çalık yani bir kanat oyuncusu çıkıyor, yerine yavaş mı yavaş orta saha Jedinak giriyor. Anlamı çok basit "ben beraberliğe yatacağım" diyorsun. Üstelik hala Niang gibi hızlı, Alex gibi teknik bir adam oyundayken, özelliksiz bir adam oyuna alıyorsun. Faturası 2 gol ve sahanda 4-2'lik mağlubiyet. Sonradan Zec'i oyuna alıp Oktay'ı çıkarmak ve eski taktiğe dönmenin manası olmadığını da görüyorsun. Halbuki Zec oyuna girdikten sonra direkten dönen üçüncü top sana en başında madem Serkan'ı alacaksın oyundan Zec'i ilk başta sok oyuna diye anlatıyor açık açık. Bekleri bu kadar açık verirken yaptığın bu hata daha da pahalıya patlar işte böyle. Azofeifa'yı, Oktay'ı oyundan düşürdükten sonra Zec değil Messi gelse zor kurtarır bu maçı.

Sonuç olarak takımın oyunu ve hırsından, yolumuza göz göre göre taş koyan Zumdick'in ikinci yarıda ki taktik değişikliğine kadar çok memnun olduğumu söyleyebilirim. Özellikle Mustafa Pektemek ve Orhan oynayamadıkları günlerin acısını çıkara çıkara oynuyorlar. Aykut ve tam olmasa da Hurşut'un geri dönüşleri yüzümüzü güldüren bir diğer durum. Murat Kalkan'ın olmadığı bir maçta onun yerine oynayan Mehmet Güven'de hatalı pası dışında Murat'tan daha iyiydi.

Direnci çok çabuk kırılan bir takım olarak "2-0'dan 2-2'ye getireceğiz bu maçı" diyene inanmazdım ama bu sefer takım değil dinamiti teknik direktör Ralf Zumdick altımıza yerleştirdi. Bu takımın küme düşeceğine dair endişelerim yavaş yavaş kaybolsa da, teknik direktörün bizi daha da kötüye sürüklemesi konusunda endişelerim kat be kat artmakta. Takımın şu an ki işleyişine daha kötü bir etkisi olur mu tahmin edemiyorum çok net ama gönlüm kesinlikle teknik direktör değişikliğinden yana. Biraz kaliteli bir hoca ile bu takım ligde de kalır, kupayı da alır.

25 Ağustos 2009 Salı

Kim Demiş İzmir Gavur Diye?


Taş, sopa, kaya, buz kalıpları, sahaya giren adamlar. Bir maçta ki bütün yabancı maddeleri gördüm. Yunanistan ile oynanan milli maçlarda milli marşımız ıslıklanır ya bu maçta sanki düşman yerdeymişiz gibi ıslıklandı milli marşımız. Futbolun saflığı, futbolun güzelliği, başarıdan çok, paradan çok tapılan renklerin aşkına söylenen tezahüratlar hiç biri yoktu bu maçta. Eserin sahipleri Diyarbakır halkı. Bu kadar mı uzaksınız bize, insanlıktan nasibinizi bu kadar mı almadınız?

Ziya Doğan'ın futbol tarzı serbest stil güreş biliyoruz bunu ama be adam böyle ortamdasın zaten bir kez olsun futbol oynat be. Ziya Doğan gitmezse bütün sene 17 takımın arasında bir amerikan güreşi takımı izleyeceğiz, önlem alınmaz ise Diyarbakır'da provakasyon, terör izleyeceğiz. Futbola siyaset girmesin, taraftarız, solcusu, sağcısı farketmeden. Ancak ülkemizi de seviyoruz şimdi küfür etsem değmezsiniz. Sayın Başbakan açılım maçılım bir kenara bırakında, ben o sevmediğiniz gavur İzmir'i arıyorum. Süper Lig'de bir el atında şu Diyarbakır yerine Büyük Altay, 35½ Karşıyaka, Göz Göz'den biri gelsin. Siyasetten uzak, şöyle bir gerçek futbol izleyelimde sizde görün gerçek gavur kimmiş?

Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara