Ziraat Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ziraat Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2011 Perşembe

Bu Sefer Yemedi Zumdick Efendi!


Zumdick tek dalımız, tek eğlencemiz kupaydı elimizden aldın. Çekip git artık şu takımın başından. Çok belli ki herhangi bir futbol bilgin yok. İlk İBB maçında 1-0 öndeyken skora yatırdı Zumdick efendi takımı ve defansımız sağlam olmayınca iki penaltı yaptık. Allah'tan sadece 1 tanesi gol girdi ama orada rahat yeneceğimiz  takımı umutlandırdın. Biz yine yeneriz diye düşünüyorduk ama şu maça çıkardığın kadroya bak bir Zumdick efendi.

Kaç haftadır oynamayan Oktay'ı, formsuz Hurşut'u oynatıyorsun yetmiyor İbrahim Akın gibi, Holosko gibi koşucuların olduğu takıma karşı Burak gibi bir tank ile başlıyorsun stoperle. Hoş gerçi bütün bunların yanı sıra hiç beklemediğimiz oyuncularında formsuzluğu vardı.

Orhan Şam maçın başında 3 tane orta açtı üçü de gülle atar gibi. Jedinak tekrar eskiye dönmüş. Çok garipti bugün takım. Baştan bitmiş gibi oynayınca bizimkiler bu maçı, 3 haftada 3 gol yiyen takım 24 dakika da üç golü aldı içeri sonrada saçma sapan bir maç oldu.

Kadronun eksikleri var ama bu teknik direktörler o eksikler kapansa bile inanmıyorum bişeylerin olacağına. Artık liginde amacı kalmadı. Bu sezonu öldürdüler bizim için. Eseriyle kimler gurur duyacaksa duysun ama seneye şu Ralf Zumdick bi gitsin artık. 

Türkiye Kupası Yarı Final Rövanş Maçı Muhtemel 11'imiz!

3 Şubat 2011 Perşembe

Yarı Final Yolları!

 - Soğuk havanın etkisiyle ve maçın TV'den verilmesi sebebiyle maçta toplasan 1500 kişi anca vardı.
- Gençlerbirliği şaşırtmadı bizi ve yine bambaşka bir kadroyla sahaya çıktı.
- Maçta ilk yarıda da ikinci yarıda da üstün taraf Gençlerbirliği oldu.
- Özellikle ilk yarıda Hurşut ile çok net fırsatlar kaçtı. 2 tane yüzde yüzlük gol pozisyonundan yararlanamadık.
- Hurşut demişken çalım sevdasına ataklarımızı öldüren isimde kendisi oldu. Geçen sezon çalımlarına hayran bir şekilde yere göğe sığdıramadığımız Hurşut'a bir anda ne oldu anlamak mümkün değil. Biraz paslı oynasa çok önceden bitirmiştik Buca'nın işini.
- Ante Kulusiç yerden oynayan Buca karşısında zayıf kaldı çok adam kaçırdı. Mehmet Akgün'de kendi mevkisi olmayan sağ bekte "ileri mi çıksam, defans mı yapsam?" ikileminden kurtulamayınca Buca genelde o kanattan geliştirdi ataklarını.
 - İkinci yarı ile birlikte maçta sönük kalan Harbuzi yerini Ermin Zec'e bıraktı. Olumlu bir hamleydi. İyice sıkıştırmaya başladık Buca defansını.
- Ama Hurşut top ezmekten ve başarısız çalımlarından vazgeçmeyince istenen gol 70. dakikaya kadar gelmedi. Ardından gelen Cem Can - Hurşut değişikliğiyle paslı oynayan Gençlerbirliği 2 dakika da 2 gol buldu.
- Özellikle ilk golde golü Ermin Zec'e yazsalarda harika asistiyle golün yarısından çoğunu Yasin Öztekin hakediyor.
- Yasin ve Zec'in yanına Mustafa Pektemek'in katılacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum. Bu maçın son dakikalarında forma şansı bulmasını isterdim.
- Bugünün bal yapmayan arısı ise Oktay Delibalta oldu. Rakip ataklarını bozarken, takımı atağa kaldıran isim olması, orta sahada ayak basmadık yer bırakmamasıyla ve hırsıyla maçın kahramanlarından. Antrenmanlarda zaten hırsını görüyorduk ama her maça yansıtamıyordu. Bu maçla devamlı olmasını bekliyor ve istiyoruz.
- Biz kötü oynuyoruz, Buca bizden kötü oynuyor. Türkiye Kupasında yine güldük ama asıl önemli maç ligde olacak.
- Bu bir lig öncesi prova maçı gibi oldu. Pazar günü iki takımda en iyi 11'lerini sahaya süreceklerdir. Lig maçını kazanmak bu maçtan daha kıymetli. Bizim için 6 puanlık maç.
- Erdal Kılıçarslan'a bel bağlayan Gençlerbirliği'nin işi nasıl zorsa, Cenk İşler'den hala Süper Ligde takım kurtarmasını bekleyen Buca'nın işi de bir o kadar zor.
- Son olarak maçın en güzel hareketi Gençlerbirliği taraftarından geldi. Gençlerbirliği'ni çalıştırdığı dönemde El Saka'yı kastederek "Beni bir Arap'a tercih ettiler" diye ırkçı tutum sergileyen Bucaspor teknik direktörü Samet Aybaba'ya inat "El Saka" tezahüratı çok anlamlıydı. Sonunda da "Sen anladın Samet" sesleriyle bir kez daha güzelce(!) andık Samet Aybaba'yı.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Türkiye Kupası Monotonluğu!


Ziraat Türkiye Kupasında kuralar çekildi. Rakibimiz gruptan beraber çıktığımız Bucaspor. Herkesin rakibi kendi grubundan birlikte çıktığı takım oldu. Şanstır olur filan diyeceğim ama affedersiniz bir statü bu kadar dangalakça hazırlanmış olabilir mi? Sen grup birincisi ve ikincisine farklı miktarda paralar vererek niye statüleri ayırıyorsun madem birinci veya ikinci olmanın kuraya hiç bir etkisi olmayacak? 

UEFA Kupasının statüsünü taklit ediyorsun ama onlarda bile birinciler ile ikinciler eşleştiği gibi aynı gruptan takımlar birbirine denk getirilmiyor. Böyle saçma, böyle salak bir uygulama yapana kadar eski uygulama bile daha iyiydi en azından.Herkes çift maç oynaya oynaya gidiyordu. Hatta grupta fazla maç fazla heyecan oluyor diyorsan İngiltere gibi en alttan en üstte at bütün takımları torbanın içine herkes birbiriyle eşleşsin. Ülkenin her yerine büyük takımlar gidebilsin. Gençlerbirliği'ni eleyen Alanya, Fenerbahçe'yi eleyen Pendik, Beşiktaş'ı yenen Gaziantep Bş. Bld. gibi efsaneler çıksın, insanlar buna şahit oldukları için bu kupayı her sene heyecanla beklesin.


Ama üstteki fikstürde de gördüğünüz üzere böyle saçma bir eşleşme oldu. Bu eşleşmeyi değerlendirmem gerekse normal şartlar altında final garanti derdim. Çok ballı bir kura ne kadar saçma olsa da. Lakin Gençlerbirliği'nin oynadığı oyunu gördükçe yarı final görürsek bile şanstır bizim için.

İnsanlar kombineleriyle daha çok maça gitsin diye yarı finale çıkmayı çok isterim ama yarı finalden önce bir ligi nasıl kurtaracağız bunun değerlendirilmesi ve çalışılması lazım.

Fotolar : tff.org
Related Posts with Thumbnails
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Bu Blogda Ara